Okuyuş

Kelimeler

ASÂ: عثا

Çok ifsat etmek, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmak, fesatta, küfür ve kibirde ileri giden

ASABE:عصب

Ağacın dallarını iple birbirine birleştirilerek yapraklarını silkelemek, bir şeyi düşürüp bükmek, bir şeyi sarıp bağlamak, pamuk eğirmek, bir şeyi tutup almak kabzetmek, acıktırmak, cemaat olmak, bir şey çok şiddetli ve sert olmak, toplamak, şer ve fitne kızışıp şiddetlenmek, ruhi ve akli çalkantı, gerilla savaşı, sarmaşık, gövde sinirleri, sinirsel,asabi, taraftar,akrabalık, hısımlık.  

ASAFE: عصف

Rüzgar şiddetle esmek, emek çekip ailesi için kazanmak, süratli olmak, çabuk olmak, harp mahvetmek, helak etmek, bir yana doğru meyletmek, şiddetle esen yel, fırtına,

ASAME : عصم

Sığınmak, sarılmak, yapışmak, devenin havut iplerinden birine yapışıp tutmak, baş vurmak., korunmak, iltica etmek, baş kent, kendi kendini yetiştirmiş, iffet, günaha düşmeyenin sıfatı.

ASAYE: عصى

Asi olmak, emre itaatsizlik etmek, inat edip emre muhalefet etmek, damarın kanı kesilmemek, kanama olmak, karşı gelmek, müşkül güç zor olmak, şifası güç müzmin hastalık.

ASERA : عسر

Zorluk, zaman zor  şiddetli olmak, borçluyu sıkıştırmak, işi güçleştirmek, bir şey güç sıkıntılı olmak, iflas etmek, zorlamak, mecbur etmek, düşünmeden konuşmak, söz çarpışık ve karışık olmak, sıkıntılı saat, her tarafa dağılmış topluluk, fakir

AŞERA: عشر

 Tam sayı, on, içinden birini alıp dokuz kalmak, birbirine ünsiyet peyda edip hoşça geçinmek, sayının onda biri, işret, arkadaşlık, zevce, dost, akraba, baba tarafından akraba, her şeyden bir parça. her şeyin onda bir cüzü.

ATÂ : عطا

Bir şeye elini götürüp almak, vermek, takdim etmek, boyun eğmek, birine hizmet etmek, bağış, hibe, cömert, veren.

AZABE:عذب

Susuzluğun şiddetinden yemeği terk etmek, meyletmek, bir şeyden çekinip geri durup feragat etmek, işkence ve azap, azap, ceza , işkence, nefse ağır gelen her şey.  

ÂZE : عاذ

Sığınmak, korunmak, sarılmak, Allah adıyla korunmak, sığınacak yer,