Okuyuş

Kelimeler

AŞERA: عشر

 Tam sayı, on, içinden birini alıp dokuz kalmak, birbirine ünsiyet peyda edip hoşça geçinmek, sayının onda biri, işret, arkadaşlık, zevce, dost, akraba, baba tarafından akraba, her şeyden bir parça. her şeyin onda bir cüzü.

ASIME : عصم

Sığınmak, sarılmak, yapışmak, devenin havut iplerinden birine yapışıp tutmak, baş vurmak., korunmak, iltica etmek, baş kent, kendi kendini yetiştirmiş, iffet, günaha düşmeyenin sıfatı.

ATÂ : عطا

Bir şeye elini götürüp almak, vermek, takdim etmek, boyun eğmek, birine hizmet etmek, bağış, hibe, cömert, veren.

AZABE:عذب

Susuzluğun şiddetinden yemeği terk etmek, meyletmek, bir şeyden çekinip geri durup feragat etmek, işkence ve azap, azap, ceza , işkence, nefse ağır gelen her şey.  

AZERA: عذر

Bahane, affetmek, mazur görmek, ayıp ve hatası çok olmak, mazeret, bahane göstermek, insaf etmek, helakle karşı karşıya kalmak, yalandan mazeret göstermek, şikayet etmek, iş güç gelmek,

AZZE: عز

Aziz kadri yüce şerefli olmak, kuvvetli olmak, kerim cömert olmak, galip ve üstün gelmek, Allah’ı Teâlâ’nın isimlerinden olup  üstün ,şerefli, mükerrem,  sevgili, varlığı nadir, kuvvetli melik anlamlarında kullanılır.

BÂA- BEYEA: باع

Satmak, satın almak, perakende veya toptan satmak, alışveriş yapmak, eşya revaçta olmak, ter akmak, ticaret malı, biat, kilise, mabet, sinagog, bayi, pazarlık.

BÂE: باء

Dönmek, döndürmek, itiraf etmek kabullenmek, hal, menzil, konak, durum, çevre, ikamet edinmek, yurt edinmek, eskilik Evet, harfi tasdik, cevabın müspet olduğuna  işaret eder. Genellikle menfi sorudan sonra kullanılır. istihama cevap olarak gelir

BÂE: بائ

İkamet etmek, yerleştirmek, döndürmek, birine ve hazırlamak donatmak, onarmak.

BAĞIYE: بغي

Ne olduğunu anlamak için iyice bakmak, haddi aşmak, ileri gitmek, istemek, arzu etmek, uygun olmak, layık olmak, gerekmek, yakışmak, isyan , kibir, fesat, çok yağmur. Haddi aşmak ileri gitmek, kanundan dışarı taşmak, haktan ayrılmak, istemek, zulüm, kendi için bir şeyi istemesini arzulamak. cinayet, suç,