Okuyuş

Kelimeler

SÂBE: صاب

Ok hedefe isabet etmek, yağmur çok yağmak, doğru bir iş işlemek veya doğru söz  söylemek, göndermek, salmak, hatayı düzeltmek, doğruluk. yüksek yerden aşağıya doğru ağıp inmek, isabet etmek , erişmek, dokunmak, üzerine afet musibet gelmek, yağmurlu bulut, şiddetle dökülen yağmur, kötülük etmek.

SADEKA : صدق

Gerçek sözlü olmak, sözünü yerine  getirmek, gerçeği söylemek, tasdik etmek, kadının mehri, sadakat, dostluk, doğruluk, hakikat, uygunluk, insanın Allah’a yaklaşmak için malından gönüllü verdiği şeye denir, bağış, kadına verilen mehir

SADEKA: صدق

Gerçek sözlü olmak, sözünü yerine  getirmek, gerçeği söylemek, tasdik etmek, kadının mehri, sadakat, dostluk, doğruluk, hakikat, uygunluk, insanın Allah’a yaklaşmak için malından gönüllü verdiği şeye denir, bağış, kadına verilen mehir.

SAĞARA : صغر

Küçük olmak, hakir olmak, bir kimseyi  horlamak, minimum, ufak ince şey, zül ve hakarete razı dayanıklı adam.

SÂHA : ساح

 Su akmak, gölge bir tarafa doğru yürümek, yeryüzünde gezip yürümek, seyahat, oruca devam etmek, genişlemek, bol almak, sabah açılmak yayılmak, turist, akan, çizgili yol, mescide bağlı olmak.

SALAYE : صلى

Müsabakayı kazananın ardından gelmek, dua etmek, Aklın Allah’a yükselmesi, yakmak için ateşe atmak,  ateşte ısınmak, diriliş. Dua,  namaz, rahmet, yarışta birinci geleni takip eden(ikinci), bir işin şiddetini tatmak, cephe, bereketine rahmetine bürünmek.

SALAYE : صلى

Müsabakayı kazananın ardından gelmek, dua etmek, Aklın Allah’a yükselmesi, yakmak için ateşe atmak,  ateşte ısınmak, diriliş. Dua, namaz, rahmet, yarışta birinci geleni takip eden(ikinci), bir işin şiddetini tatmak, cephe, bereketine rahmetine bürünmek.

SALEHA: صلح

Bir şey iyi olmak, bir şey diğer bir şeye yaraşır, faydalı uygun olmak, ateş ile tutuşturmak, dua, onarmak, ıslah etmek, iyilik etmek, aralarını bulmak, barıştırmak, mu salaha (barış) yapmak, ittifak etmek, anlaşmak, sulh, ıstılah, istikamet, iyilik, doğruluk, uygunluk, vecibeleri gereğince yerine getiren insan.

SALEHA: صلح)

Bir şey iyi olmak, bir şey diğer bir şeye yaraşır, faydalı uygun olmak, ateş ile tutuşturmak, dua, onarmak, ıslah etmek, iyilik etmek, aralarını bulmak, barıştırmak, mu salaha (barış) yapmak, ittifak etmek, anlaşmak, sulh, ıstılah, istikamet, iyilik, doğruluk, uygunluk, vecibeleri gereğince yerine getiren insan.

SALEYE : صلى

Müsabakayı kazananın ardından gelmek, dua etmek, Aklın Allah’a yükselmesi, yakmak için ateşe atmak,  ateşte ısınmak, diriliş. Dua, namaz,  rahmet, yarışta birinci geleni  takip eden(ikinci), bir işin şiddetini tatmak, cephe, bereketine rahmetine bürünmek