Okuyuş

Kelimeler

SECEDE: سجد

Huşu tevazu ve tezellül ile boyun eğmek, alnını yere koymak, başını aşağı indirip eğilmek, mescit, cami, Kâbe, secde edilen her yer.

ŞEDDE:شد

amak, bir şeyi muhkem sağlam bağlamak, kuvvetlendirmek, şiddetli olmak, harfi şeddeli olmak, kemale erme, kuvvet, şiddet, sertlik, güç, sağlam, kudreti büyük

SEELE: سئل

Sormak, sual etmek, bir şeyi birinden istemek, mesuliyet(sorumluluk

ŞEENE: شئن

Birinin hal ve şanını bilmek, yahut kayırmak, birinin yoluna tabi olmak, hal, durum, baş kemiklerinin çatısı, rutbe, önemli iş, tabiat, ihtiyaç, bir amaç , yol, kurs izlemek, iyi bir şey gerçekleştirmek, ilgilenmek, ilgilendirmek, meseleyi , ilişkiyi, hali ,durum ,endişeyi, doğal, eğilimi, yolumu,

ŞEFÂ: شفا

Zahir olmak, yeni ay doğmak, hastalığını iyileştirmek şifa vermek, bir şey pek yakın olmak, bir şeyle tedavi olmak, bir şeyin kıyısı kenarı, az şey, hastalığın gitmesi, şifa bulma, ilaç, hastane, sanatoryum, iyileşmek, sönmek, sağlığa kavuşmak iyileştirme, iyileştirme, şifa.

ŞEFEA: شفع

Bir iltimasçı ve aracı ile müracaat etmek, dilek dilemek, yardım etmek, teki çift kılan, bir sağımda iki kabı dolduran deve. 

SEHATA : سخط

Bir şeyden hoşlanmamak, istememek ve kızıp öfkelenmek, öfkelendirmek, gazaplandırmak, hoşlanılıp memnun olunmayan şey, rızanın zıddı.

ŞEHEDE: شهد

Şahitlik etmek, bilmek, yemin etmek, gözüyle görmek. Bir mecliste hazır bulunmak, kesin olarak haber vermek, muttaki olmak, yemin etmek, , şehit olmak, delil şehadet, ikrar.

SEHERA:سحر

Sihir yapmak, aldatmak, hile yapmak, aklını çelmek, ifsat etmek, uzaklaşmak, bir işten men edip alıkoymak, seher vaktinde gezmek, büyü, ince ve latif şey, bozulmuş yemek, göz boyamak, her şeyin ucu, uçuk (düşünce vs.) , temcit- yineleme, kandırma ve gerçeği olmayan hayaller, ince ve hassas iş. 

SEKALE: ثقل

Ölçmek için eliyle kaldırmak, tartıda, ağırlıkta başkasına üstün gelmek, nefse ağır gelmek, iş zor olmak , gizli olmak, üşenip ağırlaşmak, gevşek davranmak, ağırlık, yük, günah, borç, ağır hasta, sağır, hazmı güç sindirilemeyen.