Okuyuş

Kelimeler

HARABE : حرب

Malını soyup hepsini almak, birini diğerinin aleyhine kışkırtmak, çarpışmak, biriyle harp etmek, helak, soyma, yağma, savaş,  fitne. Harp, harp yapmak, öfkesi artmak, ağaç ilk meyvesini vermek, camide en yüksek yer, mihrap- şeytan ve heva ile savaşmanın yeri, (ayrıca insanın dünya işlerinden ve aklının dağınıklığından soyutlanmış olarak geldiği yere mihrap denir.)çivi,  hayvanın boğazı, isyan etmek, helak olmak, yazık olmak, yağma

HARACE: حرج

Öfke ve kinden dişleri gıcırdatmak, göğüs daralmak, günah işlemek, hata etmek, haram yasak olmak, sıkışmak, zorlamak, darlık, sıkıntı, ısrarda devam etmek.

HARARA: حرر

Köle  azad olup hür olmak, susamak, ısıtmak, sıcak olmak,  yeri tesviye etmek ,düzeltmek, sağlam yapmak, seçmek, şiddetlenmek, kızışmak, çok şiddetli susuzluk, hararet, termometre, hür, bağımsız, muharrir, yazar.

HARASA : حرص

Hırslı olmak, tamahkar olmak, Aşırı biçimde istemek, bir şeye rağbeti çok artmak, acımak, şefkat etmek, iyiliğine ve hidayetine çalışmak, tırmalamak, deri vs.nin sathını soymak, üzerinde bir şey bırakmamak, aç gözlü, cimri.

HARECE : خرج

Bir yerden dışarı çıkmak, çıkarmak, asi olmak karşı çıkmak, borcunu ödemek, haraç,  ibraz etmek, bir fende yetişmek becerikli olmak, öğrenip programı bitirmek, istinbat etmek madeninden çıkarmak, bölüm, yabancı, ecnebi, mahreç, iyi terbiye-eğitim  görmüş.

HASEBE : حسب

Saymak, hesap etmek, takdir etmek, ölçmek, zannetmek, yetmek, mükafatlandırmak, hesaplaşmak, hesaba çekmek, sanmak, tahmin etmek, addetmek, kafi, yeter, hesaba çeken , hesap gören .

HASEBE: حسب

Saymak, hesap etmek, takdir etmek, ölçmek, zannetmek, yetmek, mükafatlandırmak, hesaplaşmak, hesaba çekmek, sanmak, tahmin etmek, addetmek, kafi, yeter, hesaba çeken , hesap gören

HASEBE: حسب

Saymak, hesap etmek, takdir etmek, ölçmek, zannetmek, yetmek, mükafatlandırmak, hesaplaşmak, hesaba çekmek, sanmak, tahmin etmek, addetmek, kafi, yeter, hesaba çeken , hesap gören .

HASENE: حسن

Güzel olmak, yakışıklı olmak, bir şeyi iyi, güzel etmek, bilmek, zinetlendirmek, süslemek, iyi sonuç, güzel akıbet, nimet, beğenme, zafer ve şehadet.

HASERA: خسر

Alış verişte aldanmak, helak olmak, sapıtmak, eksik yapmak, zayi etmek, helak etmek, iyilikten uzaklaştırmak, kesat ve zarara uğramak.