Okuyuş

Kelimeler

FELEKE:فلك

Israr etmek, gemi, yuvarlak ve hareketli dalga, yörünge, kendinde yıldızlar dönen gök, astronomi, dizin yuvarlağı, fakir, iplik eğirdikleri iğ, oklava, boğazda küçük dil, gidiş dönüşü, yuvarlak, yuvarlaklaşmak, dairesel bir şey, ısrarcı, sebat etmek, gemi, Ark, yıldızların yeri, göksel küre, egemenlik, , gökyüzü, dönme, çemberleme, devre, gitme ve geri, bir kargaşa durumu, bir milin burgusu,

FERAHA:فرح

Bir şeyden razı ve hoşnut olmak, sevinmek, ferahlamak.

FERAKA : فرق

İki şey arasını ayırmak, aralarını fasletmek, fark, Furkan(doğruyu yanlıştan ayırma bilinci),fırka, takım, gurup, tümen, ayırma , ayrılık, parça, bölüm, sabahın ağarması,  ayrıştırma, korkmak.

FERAYE:فرى

Bir şeyi yarmak, kürk, tüylü ve kürklü deri, servet, yalan düzmek, yalan söz peyda etmek, iftira, yeniden düzülüp ortaya konan şey, uydurma acayip iş, karanlık iş, acayip karışık uydurma  tuhaf iş,zenginlik, yalan düzmek, bir şeyi yarmak, yalan , iftira

FERAZA : فرض

Kertmek, farz kılmak, takdir etmek, tahsis etmek, bir adama vazife ve ulüfe tayin etmek, bir hisse vermek, farz kılınan şey, ev ödevi, vazife, bir çeşit ev direği.

FEREKA: فرق

İki şey arasını ayırmak, aralarını fasletmek, fark, Furkan(doğruyu yanlıştan ayırma bilinci),fırka, takım, gurup, tümen, ayırma , ayrılık, parça, bölüm, sabahın ağarması,  ayrıştırma, korkmak,

FESALE:فصل

Bir şeyi kesme, ayırma, hükme bağlamak, uzaklaştırmak, iki şey arasına engel  olup fasıla vermek, kasap koyunu kesip uzuv ,uzuv ayırmak, engel, iki şey arasındaki mesafe,tafsilat,  hakim, kadı.

FESEDE: فسد

 Bir şey, fasit olmak, bozulmak, mahvolmak, kuraklık ,kıtlık, darlık, zarara götüren, zarar, ahlak bozukluğu, Düzeni bozma, karışıklık çıkarma, .fıskiye, kokuşma, ifsat eden bozan, sıla-i rahimi kesme.

FESEKA: فسق

Hak yoldan çıkmak, günah işlemek, doğru yoldan sapmak, fasık kabul etmek, isyan eden, zani, fıskiye, fare, özünden ayrılmak, taze hurmanın kabuğundan ayrılması.

FETARA:فطر

Bir şeyi yarmak, bir şeyi ilk defa icat etmek, Allah c.c. alemi yaratmak, oruçlu oruç açmak, iftar vaktine girmek, bir şey yarılmak, çatlamak, mantar, sadaka, yaradılış, huy, tabiat, din, millet