Okuyuş

HUD SURESİ:17. AYET

HUD SURESİ:17. AYET

19.06.2018

أَفَمَن كَانَ عَلَى بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّهِ وَيَتْلُوهُ شَاهِدٌ مِّنْهُ وَمِن قَبْلِهِ كِتَابُ مُوسَى إَمَامًا وَرَحْمَةً أُوْلَئِكَ يُؤْمِنُونَ بِهِ وَمَن يَكْفُرْ بِهِ مِنَ الأَحْزَابِ فَالنَّارُ مَوْعِدُهُ فَلاَ تَكُ فِي مِرْيَةٍ مِّنْهُ إِنَّهُ الْحَقُّ مِن رَّبِّكَ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لاَ يُؤْمِنُونَ ﴿١٧

Böyleleri şu kimse gibi olur mu: Rabbinden bir beyyine üzerinedir, O'ndan bir şahit de kendisini izler. Ondan önce de bir kılavuz ve rahmet olarak Mûsa'nın kitabı var. Onlar ona inanırlar. Hiziplerden onu inkâr edenin vadedilen yeri ateştir. Ondan asla kuşkuya düşme; o Rabbinden bir gerçektir.  Fakat  insanların çoğu inanmazlar.

Kelime Açıklamaları

VEADE: وعد

Birine söz vermek, sözle vadetmek, yerden bol bitki vs. ummak, sarp ve sert yer, korkulu yer, vaadleşmek, sözleşme zamanı ve mekanı, randevu, muayyer vakit, sözleşme vakti,  ahit, birini bir şer vs. ile tehdit etmek korkutmak.

ŞEHEDE: شهد

Şahitlik etmek, bilmek, yemin etmek, gözüyle görmek. Bir mecliste hazır bulunmak, kesin olarak haber vermek, muttaki olmak, yemin etmek, , şehit olmak, delil şehadet, ikrar.

TELÂ:تلا

Takip etmek, ardından gitmek, kovalamak, kitabı okumak,(tilavet).tabi olmak, geçmek, geride bırakmak, uymak, uydusu olmak, çok yakın bire bir takip etmek.

KETEBE:كتب

Yazmak, Allah bir şeyi farz kılmak, nikah kıymak, vasiyet etmek, tulum vs.yi iki sırım ile dikmek, yazışmak, mektuplaşmak, katip, sekreter, noter, yazı yazılmış sahife, hüküm, ecel.

ÜMMÜ: ام

Ana olmak, imam olmak, millet, ümmet, cemaat, önder, çeşitli hayırları üstünde toplayan adam veya topluluk, başkan olmak, devletleşmek, kastetmek, ön, ön taraf, kavmin reisi, delil, yol, vakit ve müddet, kaynak, ümmet, delil, beyin, dünya , yarmak.

HEZEBE:حزب

 Sertliği ve güc olan topluluk, iş şiddetli, çetin ve zor olmak, zot iş isabet etmek, kavmi bölük bölül cem etmek, toplamak,yardım etmek, birinin partisinden /güruhundan olmak, güçlü olan insan topluluğu, kuranda beş sahifelik kısım, silah, pay, nasip, siyasi veya itikadi bir görüş üzerine birleşmiş topluluk, parti,

MERAYE: مرى

Hakkını inkar etmek, rüzgar buluttan yağmur yağdırmak, biriyle mücadele ve münazara etmek, bir şeyde tereddüt etmek, şek ve şüphede bulunmak, Meryem, birine muhalefet edip karşı çıkmak.

Önceki Sonraki

1 Yorum

  1. 17- Sadece dünya hayatının/bulunduğu anın konforunu isteyip ötesini, geleceği/ahireti umursamadan yaşayan biriyle, Rabbinden apaçık delillere dayalı, yaşamda karşılığı olan bilgiler üzere yaşayan ve kendinden öncede rehber ve rahmet olarak Musa’nın kitabının şahitliği ile desteklenen bir olur mu hiç ? İşte onlar bu hayat veren okuyuşla güvene girerler. Kim bu hakikatin bilgilerini dikkate almadan, vurdumduymaz/inkâr eder bir şekilde yaşarsa, öylelerine va’dedilen hayat stres, sıkıntı ve ateştir. Sakın ola ki bu hayat verici okuyuşa dayalı açığa çıkaracağın söz, tutum ve davranışlarda bir çekingenlik gösterme. Ancak insanların çoğu yaşamın yasalarını açıklayan gerçeklere dayalı bu bilgilerle kendilerini güven altına almazlar.

Yorum Yapınız