Okuyuş

Kelimeler

NÂLE: نال

İsteğine nail olmak, almak, ulaşmak vasıl olmak,  yaklaşmak, vakti gelmek, vermek, elde edilen, atıyye, bağış.

NÂRA: (نار

 Bir şey parlamak, aydın olmak, bir hususu açıklamak, aydınlatmak, yol göstermek ateş görmek, bozguna uğrayıp  yenilmek, fitne, münevver (tenvir edilmiş, nurlandırılmış, aydınlatılmış, ışıklı. Aydın), Aydınlatılmış,

NÂRA: نار

Bir şey parlamak, aydın olmak, bir hususu açıklamak, aydınlatmak, yol göstermek ateş görmek, bozguna uğrayıp  yenilmek, fitne, münevver (tenvir edilmiş, nurlandırılmış, aydınlatılmış, ışıklı. Aydın), Aydınlatılmış,

NASARA : نصر

 Düşmana karşı yardım etmek, zafer vermek, zalime karşı gelmek, birbirini kollamak, yardım, Nusret, Hristiyan,

NASARA: نصر

Düşmana karşı yardım etmek, zafer vermek, zalime karşı gelmek, birbirini kollamak, yardım, Nusret, Hristiyan,

NAZARA : نظر

Bakmak, göz atmak, görmek, derinlemesine bakmak, bir işi iyiden iyiye düşünüp taşınmak, aralarında hükmetmek, korumak, gütmek, kulak verip dinlemek, borçluya mühlet vermek, süre tanımak, tartışmak, münazara etmek, beklemek, ummak, sabretmek, ayna, teleskop, nazar, görüş, görme, basiret, dürbün,  bekleme odası, bir şeyi diğer şeye benzer nazir kılmak, beklemek, gözetleyen, müdür, idareci, feraset, vekillik, görüş, görme, basiret, nazariye.

NEAME : (نعم

Yaşamı güzel ve hoş olmak, geniş olmak, müreffeh olmak, sevinmek, dokunması yumuşak olmak, nimet ihsan etmek, evet demek, lütuf, bağış, atiyye, beyni saran ince deri, deve, sığır, koyun, mal, servet, maruf, iyi hal,  konforlu yaşam.

NEBEE: نبئ

Yüksek olmak, haber vermek, hafifçe seslenmek, haber iletmek, bildirmek, soruşturmak, yeni olay, bir yerden diğer yere  girip çıkan açık ve geniş yol, peygamber,

NEBEE: نبئ

Yüksek olmak, haber vermek, hafifçe seslenmek, haber iletmek, bildirmek, soruşturmak, yeni olay, bir yerden diğer yere  girip çıkan açık ve geniş yol, peygamber,

NECÂ: نجا

Bir şeyden kurtulmak, ölümden  kurtulmak, ağacı kesmek, ilaç içmek, birine fısıldamak, sözü sır olarak söylemek, yüksek yere çıkmak, kurtuluş, firar, selamet, emniyet, can simidi.