Okuyuş

Kelimeler

VEKELE : وكل

Bir işi tamamen birine sipariş edip ısmarlamak, birini kendi görüşüne, haline terk etmek, birini vekil kılmak, bir işte birine itimat edip  güvenmek, bir işte aciz olduğunu gösterip onu yapmayı başkasına verip güvenmek, güven, itimat, tevekkül, vekillik, vekalet, temsilci, koruyucu,

VELEYE : ولى

Bir şeye yaklaşmak, idare etmek, düzenlemek işini üzerine almak, yardım etmek, birini bir işe vali kılmak, idaresini ona  bırakmak, iki şeyi bir biri ardınca olmak, biriyle dostluk yapmak sevmek, geri dönmek yüz çevirip terk etmek, veli edinmek, daha layık uygun yakın, rab, efendi, aziz, evliya, bir işin otoriteri.  vasiyet ve tavsiyede bulunmak, vasi, veli, vali, vilayet, hüküm, soy-din-dostluk-mekan ve yardımlaşmada yakınlık anlamındadır.

VETEE : وطئ

Bir şeyin apaçık basık düz düzgün olmasıdır,   çiğnemek, basmak, binmek, bir şey hakkında birine muvafakat etmek, bir şeyi hazır amade kılmak, ayağıyla çiğnemek, yolcular, şilte, döşek, yakalama, baskı, sıkıştırma.

VEZERA : وذر

Terk etmek, kesmek. ilgilenmedi, alakayı kesti,

ZAAFE: ضعف

Sayılarını çoğaltmak, bir şeye bir mislini ilave etmek, mali artış, genişlemek, kat kat yapmak. korkak, zafiyet. zayıf olmak, kuvvetten düşmek, zebun ve mecalsiz olan,  zillete düşmek

ZÂE: ضاء

Aydın olmak, parlamak, aydın ve ziyadar olmak, ışık talep etmek, ışık saçmak.

ZÂĞA - ZEYEĞA : زىغ

Doğruluktan sapmak, meyletmek, eğilmek, haksız söylemek, kararsız ve münharif olmak, saptırmak.

ZÂKA : ضاق

 Bir şey dar olmak, sıkışmak, daralmak, müsamaha göstermemek, tazyik etmek, muhasara etmek, kuşatmak,  fakirlik, şiddet, içte olan şek şüphe, elem, zor ve şiddetli iş, boğaz, dar geçit, pasaj.

ZÂLE:زال

Gitmek, helak olmak, uzaklaşmak, yer değiştirmek, bir şeyden ayrı olmak, zail kılmak, zevalini gözetmek, zail olucu çabuk gelip geçici.

ZALEME : ظلم

Zulüm etmek, hakkını noksan vermek, bir şeyi yerinden başka yere koymak, malını gasp etmek, doğru yoldan sapmak, gece kararmak, karanlık olmak, zulmetmek, hakkını yemek, zulüm, , nereden geleceği bilinmeyen çapraşık iş, karanlığa girmek.