Okuyuş

Kelimeler

KAMERA:قمر

Kumarda galip gelmek, gönlünü çekmek, bir şeyin aklığı şiddetlenmek, ay ayın on üçünde olmak, ay ışığında çıkmak, kardan gözün karamtırak olması, ay ve güneş, çok şey, mehtaplı gece,

KAMESA: قمص

Gömlek,koşuda yarışmak, hayvan sıçramak,tepinmek, neşeyle koşmak,taklit etmek,kalp dış zarı-perikard.

KARABE : قرب

Kılıca kın yapmak, yaklaşmak, yakın olmak, akrabalık yakınlık., bir şeyi yaklaştırmak, yaklaşmaya çare aramak, bir vesile ile yakınlık istemek, ibadet, taat, iyilik

KARAE:قرا

Okumak, mütalaa etmek, incelemek,  bir şeyi biriktirip bir birini zam ve ilhak etmek, bir araya getirmek, bir şeyi araştırmak, tahkik etmek, tilavet, tilavet olunan satır ve sahife, seferinden geri dönmek. Kuranı kerim,

KARARA:قر

Bir yerde sabit ve mukim olmak, sevinmek, gözü aydın olmak, üzerine su dökmek,  bir yerde sabit yapmak, sakinleşmek, kararlaşmak,  itaat etmek, kabul etmek, razı olmak, kalbi mesrur olmak, bir şeyi bir yere yerleştirmek, kıta, düz ve geniş arazi, karargah, kesinleşmiş,  sonuç.

KARENE: قرن

Bir şeyi bir şeye yanaştırıp bitiştirmek, ki şeyi veya  iki işi birleştirmek, dengi olmak, ipe bağlamak, beraber olmak , dostluk yapmak, asır, yüz sene, akran, eş, benzer, boyunduruk,nesil,  Karun, kervan.

KASETA: قسط

Hakim adil olmak, adalet etmek, hayvanın ayakları dik olmak, adalet yapma, miktar, terazi, hisse, nasip , esmadan, adil, adaletli, ölçülerin en sıhhatli ve mazbut olanı.

KASSA:قصص

Bir şeyi kırmak, kesmek, ölü birine yakın olmak, birine bir haberi anlatıp bildirmek, izini takip etmek, kısas hakkını almak yahut istemek, tetebbu edip araştırmak izini sürmek, kısas, ikab, ceza, ödeşme, makas, hikaye, destan, cümle,  durum, haber, iş,  ses.

KATAA : قطع

Kesmek, birbirinden  ayırmak, terk etmek, arkadaşlığı bırakmak, birini delil ve burhan ile susturmak ,küsmek alakasını kesmek, geceden bir kesit, son hudut, sesi kesilmiş adam, meyveyi devşirmek, sıla-i rahimi terk etmek, nehir kurumak, aralarındaki sevgi ve dostluk bağının kesildiğini gösteren nişane,

KATALE: قتل

Öldürmek, yumuşak olması için şaraba su koymak, şiddetini kesmek elemini kaldırmak, aşağı ve zelil kılmak, bir şeyi gereği gibi tanıyıp bilmek, muhabere etmek, lanet etmek, savaşmak, bir işi kolayı ve münasibi ile tutmak, bir şeyin benzeri, bilerek öldürme, intihar, etkisiz hale getirmek.