Okuyuş

Kelimeler

LEDÜNE:لدن

Yumuşak olmak,kıvrak,  zaman ve mekan zarfı olarak kullanılır. Zaman zarfı olduğunda  …de, …da , zaman, vakit, iken  anlamına, mekan zarfı olduğunda ise yanında, nezdinde anlamlarına gelir.

LEFETE:لفت

Geri döndürmek ,döndürmek, saptırmak, bükmek, geriye, aşağıya bakmak, sıkmak, çevirmek, ters çevirmek ,bir şeyi burup çevirmek, ağacın kabuğunu soymak, birini görüşünden çevirmek, bir şeyi dürmrk, katlamak, huyu ve dili kötü olan, aldırmamazlık, şaşı.

LEĞÂ: (لقا

 Birisiyle karşılaşmak, buluşmak, karşılaşmak, bulmak, öğrenmek, görmek,  yaşamak, muzdarip olmak, giden, sona erdirmek, yalın olmak, almak, yüz yüze gelmek, yönünde gitmek.

LEKÂ: لقا

Birisiyle karşılaşmak, buluşmak, karşılaşmak, bulmak, öğrenmek, görmek,  yaşamak, mustarip olmak, giden, sona erdirmek, yalın olmak, almak, yüz yüze gelmek, yönünde gitmek.

LEMEZE : لمز

Birini ayıplamak, gözle yahut kaşla bir adama işret etmek alay etmek, vurmak, öte itmek, insanları yüzüne karşı ayıplayıp alaya alan, üstü kapalı muammalı konuşmak.

LEYELE: ليل

Geceleyin, geceye özgü, ay, ay- gün, gün- aydan aya- günden güne, sulh, barış, boy bosvs.de benzeri, ikiz eşi, limon,

LEYESE: ليس

Olmadı, değildir anlamında “كان “ nin kardeşlerindendir. İsmini raf haberini naspeder gayri mutasarrıftır. Yavaş olan, yiğit olmak, eve girip ayrılmamak, müsamaha göstermek, kuvvetli ve şiddetli olmak.

LEZEME:لزم

Bir şeyden katiyyen ayrılmayıp sabit ve devamlı olmak, sukut etmek, üzerine gerekli kılmak, icab etmek, devam etmek, borçlunun yakasına yapışmak, sarmaşık, gerekli, zaruri, mengene, teğmen, iki şey arasını ayıran.

MÂCE : ماج

Deniz köpürüp dalgalanmak, azmak, haktan batıla meyletmek, insanların işleri karışık kuruşuk olmak, gençliğin başlangıcı, dalga, Çalkantılı ve rahatsız edici bir halde olmak, karışık ya da şaşkın olmak için, gergin ve fırtınalı olmak, çatışmak ya da çarpıtılmak, geriye ve ileriye gitmek, bir taraftan diğerine geçmek.

MÂE: ماء

Su, korkak adam, bir şeyin hakikati, künhü, ayna, yüz suyu berraklığı, suyu çok kuyu, aylık maaş, utanma, haya.