Okuyuş

Kelimeler

NEZELE : نزل

Yukarıdan aşağı inmek, bir iş başa gelmek, terk etmek, vazgeçmek, saldırmak, hücuma geçmek, bir yere konaklamak, misafir, nezle, tedrici, azar azar inmek, inzal , makam, rütbe, itibar, yukarıdan düşmek, inmek.

NEZELE: نزل

Yukarıdan aşağı inmek, bir iş başa gelmek, terk etmek, vazgeçmek, saldırmak, hücuma geçmek, bir yere konaklamak, misafir, ağırlanmak, ağırlamak, güzel yemek, nezle, tedrici, azar azar inmek, inzal , makam, rütbe, itibar, yukarıdan düşmek, inmek.

NEZERA : نذر

Bir şeyi üzerine gerekli kılmak, adamak, adanmak, bir şeyi bilip sakınmak, ihtiyatlı davranmak, korkutmak, sakındırmak, dikkat çekip bildirmek, nezredilen.

NEZERA : نظر

Bakmak, göz atmak, görmek, derinlemesine bakmak, bir işi iyiden iyiye düşünüp taşınmak, aralarında hükmetmek, korumak, gütmek, kulak verip dinlemek, borçluya mühlet vermek, süre tanımak, tartışmak, münazara etmek, beklemek, ummak, sabretmek, ayna, teleskop, nazar, görüş, görme, basiret, dürbün,  bekleme odası, bir şeyi diğer şeye benzer nazir kılmak, beklemek, gözetleyen, müdür, idareci, feraset, vekillik, görüş, görme, basiret, nazariye.

RAAYE : راى

Görme duyularıyla görmek, tefekkürle kalple görmek, akıl ile idrak etmek, bir şeye inanmak, itikat etmek, sonunu düşünmek, düş görmek, birini alim sanmak, bilmek. Yere bayrak dikmek. Riya gösteriş yapmak, aynaya bakmak, riyakar, akciğer, zatürre,  inanç, akıl, görüş, tedbir, fikir, teklif. 

RAAYE: راى

Görme duyularıyla görmek, tefekkürle kalple görmek, akıl ile idrak etmek, bir şeye inanmak, itikat etmek, sonunu düşünmek, düş görmek, birini alim sanmak, bilmek. Yere bayrak dikmek.riya gösteriş yapmak, aynaya bakmak, riyakar, akciğer, zatüre,  inanç, akıl, görüş, tedbir, fikir, teklif. 

RÂBE: راب

Birini şüpheye düşürmek, şüphelenmesine sebep olmak, endişelendirmek, suizanna,

RABESA : ربص

Bir şeyi gözetlemek, başa gelecek ,arız olacak hayır veya şerri beklemek,  birini beklemek, ihtikâr yapmak, intizar etme.

RABESA : ربص

Bir şeyi gözetlemek, başa gelecek ,arız olacak hayır veya şerri beklemek,  birini beklemek, ihtikâr yapmak, intizar etme.

RACÂ : رجا

Ummak, ümit etmek, korkmak, konuşurken tutulmak, tehir etmek, geri bırakmak , rica, kuyu, gök ve benzeri şeylerin kenarı, bağlı,  taraf, yan, dilek, niyaz.