Okuyuş

Kelimeler

NESABE : نصب

Bir şeyi dikmek, nasip alameti koymak, tayin etmek, yorulmak, bitkin düşmek, dikilmek, kalkmak, yola dikilen belirti taşı, nişan, makam , görev , vazife, dolandırıcı, hilekar, hırsız, tapınmak için dikilen put, dert, illet, hastalık, abide, anıt, milli piyango, bıçağa sap yapmak, hile yapıp kandırmak

NEŞEE: نشئ

Bir şeyi yeniden ortaya çıkarmak, gelişmek, büyümek, yükselmek, bir şeyi tesis etmek,bir şeyin inşasını istemek, inşaat,  yaratmak, terbiye etmek, yetiştirmek, icat etme, telif etme, meydana getirme, tekamül, filiz, fidan, yetiştirme, terbiye.

NESEHA: نصح

Nasihat vermek, vaaz etmek, samimi davranmak, bir şey halis olmak, ameli ihlaslı yapmak, elbiseyi iyice dikmek, öğüt dediğimiz fesattan alıkoyucu barışa götüren söz, bildiri.

NEZEA:نزع

Bir şeyi yerinden koparıp çekmek, biriyle çekişip münakaşa etmek, elbisesini çıkarmak, soymak,kavga etmek,  mücadele etmek, ihtilaf edip bir birine düşmek, birini azletmek, bir şeye doğru gitmek, davet etmek, bir şey yerinden çıkmak, sökülmek, husumet.

NEZELE:نزل

Yukarıdan aşağı inmek, bir iş başa gelmek, terk etmek, vazgeçmek, saldırmak, hücuma geçmek, bir yere konaklamak, misafir, nezle, tedrici, azar azar inmek, inzal , makam, rütbe, itibar, yukarıdan düşmek, inmek

NEZERA:نذر

Bir şeyi üzerine gerekli kılmak,kişinin kendisi için zorunlu olmayan bir şeyi olması için kendisine zorunlu kılmasıdır,  adamak, adanmak, bir şeyi bilip sakınmak, ihtiyatlı davranmak, korkutmak, sakındırmak, dikkat çekip bildirmek, nezredilen.

RAAYE:راى

örme duyularıyla görmek, tefekkürle kalple görmek, akıl ile idrak etmek, bir şeye inanmak, itikat etmek, sonunu düşünmek, düş görmek, birini alim sanmak, bilmek. Yere bayrak dikmek.riya gösteriş yapmak, aynaya bakmak, riyakar, akciğer, zatüre,  inanç, akıl, görüş, tedbir, fikir, teklif. 

RABBE : رب

İnsanların başbuğu, idare edeni olmak, başa geçmek, bir şeyi tamir, ıslah etmek, terbiye etmek, efendi, mürebbi, düzene sokan, (RİBBİYYÜ):büyük insan topluluğu, insanları toplayan kişi, sabırlı , muttaki alim. Yoğunlaştırmak, bir şeyin maliki-sahibi, müteabbid, kaptan,

RÂBE: راب

Birini şüpheye düşürmek, şüphelenmesine sebep olmak, endişelendirmek, suizanna,

RABESA : ربص

Bir şeyi gözetlemek, başa gelecek ,arız olacak hayır veya şerri beklemek,  birini beklemek, ihtikâr yapmak, intizar etme.