Okuyuş

Kelimeler

HADESE:حدث

Vaki olmak, yoktan var olmak, yeni olmak, bir şeyi yeniden meydana getirmek, icat etmek, haber vermek, konuşmak, hadis rivayet etmek, hadise.

HAFÂ:خفا

Şimşek parlamak, bir şeyi gizleyip saklamak, gizli şey, hafiy, hafiye.gizli şey, gizli iş aşikare çıkmak, bir şeyi açığa çıkarmak.

HÂFE:خاف

Korkmak, endişe etmek, uyanık ihtiyatlı olmak, bilmek, bir şeyi azar azar eksiltmek, savaş, kıtal, tehlikeli yerler, yollar,  dehşete düşmek, korkuyu başkasına geçirmek, azalan ya da az ya da alıp götürmek, küçükten küçüğünü bir şeyden almak, bir şeyin yanından almak, katletmek ya da savaşmaktan korkmak. ..

HAFEZA : حفظ

Korumak, saklamak, kaybolmaktan korumak, Kur’an’ı kerimi ezberlemek, sırrı saklamak, dikkat etmek, emanet etmek, emaneti korumak, müdür, vali, çanta, gözetleyici, koruyan.

HÂKA: حاق

Çevirmek, ihata etmek, bir iş arız olup ayrılmamak, kuşatmak, muhafaza etmek, açlığın şiddeti, haset etmek, alay ettikleri akıbetin pençesine düşer, kendi tuzağına kendi düşer.

HAKEME:حكم

Allahü tealanın isimlerinden , kadı , hakim olmak, hikmetli olmak, ilim,  hayır ve şerle cezalandırıcı, amir , buyuran , emir edici , buyurucu , ferman edici olan , işleyici , emreden , bir memleketi idare eden adam , hakim, yargıç, efendilik , hükümranlık , hakimiyet , egemenlik , ululuk , bir kimse kendi kavmi arasında ulu ve azim olmak, egemen , hakim , her şeyi hükmü ve kontrolü altına alan , emin kılan , koruyan , hıfzedici .

HAKKA:حق

Hasma hak üzere galip gelmek, haberin hakikati üzerine durmak, birine gelmek, işin hakikatini anlayıp yakinen idrak etmek, tasdik etmek, düğümü sağlam bağlamak, iş sabit ve doğru olmak, adalet, mal, kıyamet, musibet, İslam,  mülk, vacip, borç, ödenmesi gerekli olmak,

HALÂ: خلو

Bir yer tenha ve boş olmak, sakinleri göçmüş olmak, kap vs. boşalmak, geçip gitmek, aldatmak, kandırmak, başbaşa kalmak, yalnız kalmak, bir yeri tenhalaştırmak, boşaltmak. baş başa kalmak, yalnız kalmak, başbaşa kalmak, yolunu açmak,

HÂLE: حال

Bir halden diğer hale geçmek, .üstünden bir yıl geçmek, çevirip kuşatmak,bir şeyin değişime uğrayıp başkasından ayrılması, muhal(olanaksız, mümkün olmayan),  bir şeyin dolayı, çevresi, iki şey arasındaki engel, ayrılık, imkan, perde germek, tuzak, takriben.

HALEDE: خلد

Devam etmek, uzun müddet kalmak, geç kocamak, bir yerde ikamet etmek,  ebedi, ebedileştirmek, hatır, gönül, kalp, köpek, ölümsüz, yaşlı fakat dinç,