Okuyuş

Kelimeler

KADERA: قدر

Bir şeye güç yetirip  kadir olmak, takdir ve hükmetmek,  bir şeyi planlamak, hazırlamak, muktedir kılmak kıyaslamak, miktar, ölçü, hüküm, hazırlamak, mukadder olmak.

KADERA:قدر

Bir şeye güç yetirip  kadir olmak, bir şeyi planlamak, hazırlamak, muktedir kılmak kıyaslamak, miktar, ölçü, hüküm

KALEBE: قلب

Bir şeyin altını üstüne getirmek, alt üst etmek, bir şeyi geriye döndürmek, çevirmek, denemek, tecrübe temek, inkılap, devrim, değişme, kalp, bir şekilden başka şekle çevrilmesi , döndürülmesi, bir işi bırakmak, geri dönmek, çekilmek, hile ,entrika, suyu hiç bitmeyen kuyu, burma bilezik.

KÂME: قام

Dikilme ayak üzerinde kalmak, düzelmek, bir iş icra etmek, yürütmek, devamlı ve sabit olmak, hak zahir ve sabit olmak, bir şeyin direği nizamı, namazda ayakta durma, her şeyi koruyan tutan esmaül hüsnadan, bir şeyin kıymeti değeri, durma, ikamet, ikamet yeri.,istikamet,  vadini tamamlamak, sözünü tutmak, doğrulmak, kavim, topluluk, reis, başkan, idareci, tam ve kamil.

KÂME:كام

Dikilme ayak üzerinde kalmak, düzelmek, bir iş icra etmek, yürütmek, devamlı ve sabit olmak, hak zahir ve sabit olmak, bir şeyin direği nizamı, namazda ayakta durma, her şeyi koruyan tutan esmaül hüsnadan, bir şeyin kıymeti değeri, durma, ikamet, ikamet yeri.,istikamet,  vadini tamamlamak, sözünü tutmak, doğrulmak, kavim, topluluk, reis, başkan, idareci, tam ve kamil.

KARABE : قرب

Kılıca kın yapmak, yaklaşmak, yakın olmak, akrabalık yakınlık., bir şeyi yaklaştırmak, yaklaşmaya çare aramak, bir vesile ile yakınlık istemek, ibadet, taat, iyilik

KARAE:قرا

Okumak, mütalaa etmek, incelemek,  bir şeyi biriktirip bir birini zam ve ilhak etmek, bir araya getirmek, bir şeyi araştırmak, tahkik etmek, tilavet, tilavet olunan satır ve sahife, seferinden geri dönmek. Kuranı kerim,

KARARA:قر

Bir yerde sabit ve mukim olmak, sevinmek, gözü aydın olmak, üzerine su dökmek,  bir yerde sabit yapmak, sakinleşmek, kararlaşmak,  itaat etmek, kabul etmek, razı olmak, kalbi mesrur olmak, bir şeyi bir yere yerleştirmek, kıta, düz ve geniş arazi, karargah, kesinleşmiş,  sonuç.

KASETA: قسط

Hakim adil olmak, adalet etmek, hayvanın ayakları dik olmak, adalet yapma, miktar, terazi, hisse, nasip , esmadan, adil, adaletli, ölçülerin en sıhhatli ve mazbut olanı.

KATAA : قطع

Kesmek, birbirinden  ayırmak, terk etmek, arkadaşlığı bırakmak, birini delil ve burhan ile susturmak ,küsmek alakasını kesmek, geceden bir kesit, son hudut, sesi kesilmiş adam, meyveyi devşirmek, sıla-i rahimi terk etmek, nehir kurumak, aralarındaki sevgi ve dostluk bağının kesildiğini gösteren nişane,