Okuyuş

Kelimeler

CÂE: جاء

Geliş, getiriliş, rahat bir şekilde gelmek, getirmek, yağmur yağmak, iş yapmak, ortaya koymak, uymak, uygun gelmek,

CÂZE:جاز

Müsamaha edilmek, caiz olmak ,tesirli olmak, etkili olmak, aşmak, geride bırakmak, icazet vermek, birini bir yerden diğerine savuşturmak, geçirmek, fikri gerçekleştirmek, affetmek, hoş görmek, ödül, pasaport, ruhsat, izin, veli, vâsi, avukat, gidip gelmek, saray, kale.

CEALE : جعل

Allah yaratmak, yapmak ve işlemek, koymak, vaz ‘etmek, kılmak, zannetmek, değiştirmek, tayin ve tespit etmek, göndermek, söylemek, bir halden bir hale çevirmek, var etmek, bir durumdan diğer bir duruma çevrilmek.

CEBÂ:جبا

Mal veya haraç toplamak, suyu havuzda biriktirmek, bir kimse ellerini rükû veya sücut halinde dizlerine koyarak yüz üstü yere kapanmak, seçmek, kendine ayırmak,  topluluk.  

CEBBE : جب

Kesmek, galip gelmek,ürkmek, kaçıp firar etmek,geniş –derin kuyu, çukur, cübbe, zırh,

CEBELE:جبل

Allah mahlukatı yaratmak, bir tabiatla huyla huylandırmak, zorlamak, bağlamak, kalın ve iri olmak, dağ, insan topluluğu, dağa varmak, kuvvet, tabiat, ümmet, nesil, kurak sene, asıl, çokluk.

CEBERA:جبر

Kemik kırıldıktan sonra düzelmek, yetime ihsan etmek, gönüllemek, zorlamak, ikrah ettirmek, tekebbür, kibirlenme, cebbar, kudret, azamet, kahr, üstünlük, kırık kemiğe bağlanan taht sargı.

CEDELE:جدل

Kuvvetlenmek, özlenmek, örgüyü ipi muhkem bükmek, mücadele ve münakaşa etmek, düşmanlığı artmak, saçı örmek, yıkılmak, sert ve uzun kemik, kabile, taraf, hal, yol , kuş kafesi, semt, cihet, 

CEDERA : جدر

Duvar, ağacın yaprakları tomurcuklanmak, bitki yeşermek, layık ve ehli kılmak, çiçek hastalığı, el çok çalışmaktan kalınlaşıp yarılmak, sur, uygun, layık, münasip, yakışır.

CEHAME : جحم

Ateşi yakmak, gözünü açmak, belertip bakmak, işten alıkoymak, vazgeçirmek, adam cimriliğinden ve hırsından yanıp daralmak, alevli ateş koru, çok şiddetli yana ateş, cehennem, harbin en kesif/ yoğun yerine denir.