Okuyuş

Kelimeler

BEŞERA : بشر

Sevinmek, müjdelemek, müjdelemeyi istemek, beşer, insanlık, dış deri, belirti, yağmur müjdeleyen rüzgar, sevinçli haber

BEŞERA: بشر

Sevinmek, müjdelemek, müjdelemeyi istemek, beşer, insanlık, dış deri, belirti, yağmur müjdeleyen rüzgar, sevinçli haber.

CEALE : جعل

Allah yaratmak, yapmak ve işlemek, koymak, vaz ‘etmek, kılmak, zannetmek, değiştirmek, tayin ve tespit etmek, göndermek, söylemek, bir halden bir hale çevirmek, var etmek, bir durumdan diğer bir duruma çevrilmek.

CEDERA : جدر

Duvar, ağacın yaprakları tomurcuklanmak, bitki yeşermek, layık ve ehli kılmak, çiçek hastalığı, el çok çalışmaktan kalınlaşıp yarılmak, sur, uygun, layık, münasip, yakışır.

CEHAME : جحم

Ateşi yakmak, gözünü açmak, belertip bakmak, işten alıkoymak, vazgeçirmek, adam cimriliğinden ve hırsından yanıp daralmak, alevli ateş koru, çok şiddetli yana ateş, cehennem, harbin en kesif/ yoğun yerine denir.

CEHEDE: جهد

Gayret etmek, hayvana takati üzerine yük yüklemek, yorulmak ve meşakkat çekmek, imtihan etmek, sınamak, isteğinde ısrar etmek, hak zahir ve bariz olmak, mümkün olmak, çalışıp çabalamak, vuruşmak, harp etmek, cihat etmek, vus’at, çaba, gayret, takat, güç, kudret,  acele etmek. Allah yolunda vuruşup dövüşmek, düşünmek, bütün gücüyle çalışmak, , uyanık olmak,

CEMEHA : جمح

At sahibine isyan etmek, sahibini alt etmek, adam heva ve hevesine uyup önlenememek, sürat etmek, koşmak, hezimete uğramak, arzusuna nail olmamak, cenkte yenilmiş asker, asi, serkeş.

CENEBE :جنب

Uzaklaştırmak,  taraf, yan, etraf, cihet.bir şeyin sağ veya sol tarafı, itmek, özlemek, meyletmek, bir şeyden uzak olmak, çekinmek, yabancı, ecnebi, boyun eğmeyen, Cünüplük, cenabet ,bir şeyin çoğu, karşılığı.

CENNE: جن

Gece kararmak, kefenlemek, örtmek, kapatmak, akıl zail olmak,  saklamak, bitki uzayıp kalınlaşmak, karanlık basıp örtmek, cin, cinnet,  bir çeşit yılan, kalp, her şeyin içi, ruh, gençliğin başlangıcı, kabir, ölü, kalkan, siper, kadının baş ve yüz örtüsü, küçük bahçe,

CERAFE: جرف

Toz toprak vs.yi süpürüp götürmek,  çoğunu götürüp gitmek, helak etmek, kürek, uğursuz, obur- çok yiyen, sık ve sarmaşık ot, bolluk, yar, uçurum, sel suyunun kazdığı yer, veba, muhtaç, perişan.