Okuyuş

Kelimeler

HATÂ : حطا

kuşatmak, himaye etmek, korumak, görüp gözetmek, kavramak, bir işi bütün yönleriyle bilmek, her yanından çevirip kuşatmak, çevre.

HAYYE: حى

Canlı olmak, gelişir olmak, yol işlek olmak, diri kılmak, dirilmek, ateşi körükleyen canlandıran, bir birine dua etmek, selam vermek. bolluk, verimlilik, yağmur, tövbe, hayat, ölümle doğum arasında geçen merhale, bekâ, haya etmek utanmak

HÂZA : خاض

Suya girmek, harbe cesaretlenip atılmak, söze dalmak,  ırmakta geçit yeri olan sığ yer, inci tanesi. suya dalmak,

HÂZA: خاض

Suya girmek, harbe cesaretlenip atılmak, söze dalmak,  ırmakta geçit yeri olan sığ yer, inci tanesi. uya dalmak,

HAZERA : حذر

Korkmak, sakınmak, uyanık olmak, dikkatli olmak, tehlikeyi haber vermek, çok sakınan, çok kaçınan, ihtiyat, felaket, harp, cenk.

HAZEYE:خزي

Belaya uğramak, rezil olmak, utanmak, mahvolmak, zillete düşmek, rezil ve rüsvay  eylemak .

HECERA : هجر

Kesmek, dostluğu ve ülfeti  kesmek, terk etmek, bir işte erken davranmak, ülkesinden ayrılmak,  göçmek, muhacir, hicret eden, misafir,  terk edip gitmek, gündüzün ortası, bir yeri süratle terk etmek.

HEDEYE: هدي

İrşad etmek, doğru yolu göstermek, hediye vermek, bir adamın bulunduğu hal durum, gündüz, yol, yürürlükte olan yol, sulh yapmak. kurbanlık hayvan, yol, yön, cihet, misli.

HEMME: همم

Bir iş  birini üzüntülü gamlı kılmak, hastalık bedeni eritip arık yapmak, arzu etmek, tasarlamak, azim, gayret, misyon, bir şeye karar verip yapmamak, özünü yiyip içini boşaltmak, üzülmek, mahzun olmak, pek ihtiyar piri fani olmak.

HEVERA : هور

Birini bir şeyle itham etmek, bir şey üzerine sevk etmek,zan, yere yıkmak, binayı yıkmak, bina çöküp yıkılmak, aldırmadan bir işe saldırmak, çöken  yıkılan kumluk, zayıf ve dermansız adam, töhmet.