Okuyuş

Kelimeler

VADE:(وعد

 Birine söz vermek, sözle vadetmek, yerden bol bitki vs. ummak, sarp ve sert yer, korkulu yer, vaadleşmek, sözleşme zamanı ve mekanı, randevu, muayyer vakit, sözleşme vakti,  ahit, birini bir şer vs. ile tehdit etmek korkutmak.

VAZAA : وضع

Bir şeyi bir yere bırakmak, koymak, mekan, yer, mahal, konu, mevzu, indirmek, manasından kaydırmak, doğurmak yükünü indirmek, uğraşmak, tenzilat, düşük, haraç, vergi, alçak gönülle, mütevazi.

VEADE: وعد

Birine söz vermek, sözle vadetmek, yerden bol bitki vs. ummak, vaadleşmek, ahit, birini bir şer vs. ile tehdit etmek korkutmak.

VEAZA: وعظ

Birine öğüt nasihat edip kalbini yumuşatacak ve Allah’ın  ikabından korkutacak şeyleri hatırlatmak, öğüt vermek, itaat etmesini isteyip tavsiyede bulunmak, vaaz, iyiliği emredip kötülükten men eden öğütçü, nasihatçi,.

VECEDE: وجد

 İstediğini bulmak, elde etmek, bilmek, üzülmek, öfkelenmek, zengin mal sahibi olmak, kainat, yaratmak.

VECEHE:وجه

Birinin yüzüne vurmak, birine şerefte üstün gelmek, kişilik, birini bir yere göndermek, yönelmek, dümen, direksiyon, yüz, çehre, anahtar deliği, taraf, cihet, bir şeyin nefsi, zatı, kıble.

VEDİA:ودع

Terk etmek, depozit olarak bırakmak, sakin ve kararlı olmak, vedalaşmak, emaneti kabul etmek, düşmanlığı terk edip anlaşıp sulh yapmak, hedef, kabir,

VEFEYE-VEFÂ:وفي

Sözünü vadini yerine getirmek, nezrini(adağını) yerine getirmek, bir şey tamam ve çok olmak, tam ölçmek, bir şeyin üzerine  çıkmak, Allah birinin ruhunu kabzetmek, vefat ettirmek,  müddeti tamamlamak, Fatiha suresi, sözünde duran, emin, muhlis, borcunu ödemeye gücü olan

VEHAYE:وحى

Sürat etmek, ilham etmek, işaret etmek, birine elçi göndermek, birinin anlamasını istemek, acele etmek, sormak, Allah tarafından  ilham olunan, ses,vahiy,  efendi, melik, melek, ateş.,kalbe korku endişe düşmek, dost, muhip, seven, her şeye sevgisi çok olan,

VEKAA : وقع

Düşmek, söz etkilemek, bir iş vuku bulmak, işe koyulmak, düşürmek, birini tehlikeye düşürmek, biriyle muhabere yapmak, olay ,vuku bulan şey, çarpışma, şiddetli hadise, musibet