Okuyuş

Kelimeler

FÂZA: فاض

Sel çoğalıp taşıp akmak, sıvı yaş vs. akmak, bir şey çoğalmak, haber yayılmak, ölmek, kabı taşıncaya kadar doldurmak, faiz, bol, geniş,  bol bol, taşma, bol, akış serbestçe yayılır. devam etmek, geri dönmek, herhangi bir iş veya iletişim içine dalmak, bir yerden başka bir yere gitmek.

FÂZE: فاز

Bir şeye nail olmak, elde etmek, şerden kurtulmak, zafer kazanmış kılmak, fevz, zafer, kurtuluş, ölüm, elde edilen kazanımlar.

FEALE:فعل

Bir şeyi işlemek. Yapmak, bir şeyin etkisi altında kalmak, yapılmak, işlenmek, bir şeyi uydurmak,yeniden kendiliğinden yapmak, düzmek, reaksiyon, fiil, amel, aktüel, aktif.

FEDEYE: فدى

Mal veya başka bir şey karşılığında birini esaret vs. den kurtarmak, kendini biri yoluna feda etmek, fidye verip kurtulmak, çekinmek, korunmak, sakınmak, esir vs. için verilen bedel, ibadet kusurlarından ötürü Allah için verilen meblağ, fedailik.

FEHARA:فخر

Kibirlenmek,  birineilim,nesep,kerem vs. faziletlerle üstünlük iddia etmek,  şeref, kendini yüceltme , büyütme, övünme, küçümseme, gururlu ,kibirli, büyük, çok iftihar eden,mükemmel kalite, pişmiş çömlek , kil, toprak damar.

FEKAHE: فقه

Birine ilimde galebe etmek, fakih olmak, anlayışlı, şeriat ilmini bilir olmak, bir şeyi gereğince anlamak, öğretmek, bildirmek, fıkıh tahsil etmek, anlayış, zeka, mütehassıs.

FEKARA: فقر

Bir yeri kazmak, delmek, musibet şiddetli gelmek, malı gitmek, fakir olmak, omurgası sağlam olmak, bir şeyi çok kırmak, felaket, afet, bela, yoksulluk, fidan dikilen çukur.

FEKERA: فكر

üzerine düşünmüş, net bir bilgi edinmek, onu (zihinsel olarak) incelemek, zihni istihdam etmek, çok düşünce düşünmek, yansıtmak için düşünmüştür. 

FELEHA:فلح

Yeri ziraat için sürmek, yarmak, arzusuna nail olmak, istediğini elde etmek, felah bulmak, korktuğu şeyden gam ve zorluktan kurtulmak, nimet ve rahatta daimi olmak, fevz ve felah bulmak.

FELEKE:فلك

Israr etmek, gemi, yuvarlak ve hareketli dalga, yörünge, kendinde yıldızlar dönen gök, astronomi, dizin yuvarlağı, fakir, iplik eğirdikleri iğ, oklava, boğazda küçük dil, gidiş dönüşü, yuvarlak, yuvarlaklaşmak, dairesel bir şey, ısrarcı, sebat etmek, gemi, Ark, yıldızların yeri, göksel küre, egemenlik, , gökyüzü, dönme, çemberleme, devre, gitme ve geri, bir kargaşa durumu, bir milin burgusu,