Okuyuş

Kelimeler

EKELE:اكل

Yemek yemek, yiyip bitirmek, tüketmek, aşındırmak, ömrünü yemek bitirmek, kavmin arasını bozmak, ateşin alevi şiddetlenmek, kaşıntı, uyuz illeti, yalana kulak verip haram yemek, geniş rızık, obur, bıçak, kamçı, ürün, yemiş.

ELEFE : الف

Bir yere alışmak ve sevmek, alışıp ısınmak tanışmak, ülfet etmek, derli toplu olmak, müellif(derleyip toplayan), elif harfi, 1000 sayısı sayıların binde toplanmasıyla bu ismi almış, bin,

ELEHE: اله

Zatı ilahiyyenin sıfatları, mabut luk, kulluk etmek, korumak, sığınmak, iltica etmek, ikamet etmek, tanrı addetmek, tapınılan her şey, kainatın yaratıcısı Rab Teala, brova, aferin, çok güzel.

ELEME:الم

Ağrımak, acımak, acıtmak, dertli yapmak, elem isabet eden, alçaklık, çarkı felek çiçeği.

EMERA:امر

Emir, vali, bey, kumandan olmak, emretmek, buyurmak, bir şeyi fiili yapmasını istemek, çoğaltmak, tamam olmak, amir, emre uyan, talep, istek, danışmak, meşveret etmek,  kongre, danışma kurulu heyeti.     Komuta, yönetici , hakim , otorite ,iktidar ,egemenlik, danışmanlık , istişare ,bekletme, bekletme

ENESE:انس

Garipsemeyi bırakıp alışmak, yadırgamamak, sokulgan olmak, hissetmek, insan olmak, insan gibi muamele etmek,ünsiyet, kulak vermek, dinlemek, görmek, insan nevi, beşer, vefakar, gerçek dost, ateş

ERAZA: ارض

Arazi, yer hoş manzaralı olmak, süslü olmak, bitkisi otu çok olmak, bir şeyi ağırlaştırmak, ıslah etmek, onarmak, bir yerde ikamet edip kalmak, ilgilenmek, dünya, yeryüzü, ağaç kurdu, ardiye,   Göğün mukabili olan cisim veya insanların üzerinde bulunduğu yer; ülke, toprak, kara parçası, arazi gibi sınırlı yerler için de kullanılır. Bir şeyin alt kısmı, nasıl ki üst tarafına sema denir. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretkenOyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak, yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer,Kalan, Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. İtaatkâr., baş dönmesi.

ESESE : اس

Temel atmak, bina yapmak, birini kızdırmak, kavmin arasını bozmak, her şeyin aslıi başlangıcı, temel, esas, eser, iz, insan kalbi, kurum , müessese, arabozan, kovucu.

ETEYE: اتي

Gelmek, getirmek, bir yerde hazır bulunmak, kavme intisap etmek, birine bir şey vermek, olur tarafından gelmek, yoluna girmek, gelmesini istemek, işlek yol, geçit, yarışın bittiği yer.

EVEHE : (اوه

Ah etmek, ah çekmek, ah kelimesi hüznü ve acıyı ifade eden isin fiil, çok ah çeken, kalbi  merhametli, yufka yürekli, çok dua eden