Okuyuş

Kelimeler

ABEDE:عبد

Boyun eğmek, kulluk etmek, itaat etmek, köle olmak, bir şeye yapışıp ayrılmamak, ibadet eden kulluk eden, perestiş  tazimle  Allah’a boyun eğmek. Mabet

ÂCE:عاج

Meyletmek, eğmek, bükmek, çarpık, eğri olan. Bir yerde ikamet etmek, dönmek, geri dönmek, yol virajlı kıvrımlı olmak, eğrilik, kötü huylu zor gidişatlı olan

ACEBE:عجب

Şaşmak, hayret etmek, yadırgamak, sevmek , hoşlanmak, hayran olmak, birini acayip bir şey şaşırmasına sebep olmak, hayret etmek, sebebi bilinmeyen şey, kibirlenmek ,beğenmek, imrenmek,   taaccüp,

ACELE : عجل

Çabuk olmak, öne geçmek, daha önce yapmak, sürat yapmak, teşvik etmek, peşin vermek, acele yapmak etmek istemek, dünya , olması yakın, tekerlek, direksiyon, seri yürüyüş, ineğin buzağısı olmak, buzağı,

ACEZE :عجز

Bir şeyden aciz kalıp güç yetirememek, kadın ihtiyar yaşlı olmak, öne geçip tutulmamak, aciz bırakmak, birini bir şeyden geciktirerek alıkoymak, başkasının aczine sebep olan güvenilir ve mutemet tarafına meyletmek, bir şeyin gerisi, beşerin benzerini görmekte aciz olduğu şey, mucize.

ADÂ:عدا

Koşmak, zulmetmek, haddi aşmak, vazgeçirmek, birini bir şeyden başka bir şeye çevirmek, ikna etmek, hakka tecavüz etmek, birine düşmanlık etmek, geçirmek, savuşturmak, terk etmek, uzaklık, fesat. Hasım, düşman, uzaklaştırmak, Koşmak, zulmetmek, haddi aşmak,

ÂDE : عاد

Geri dönmek, yüz çevirdiği şeye geri  dönmek, olmak, bir iş olmak, tekrar etmek, faydalı olmak, bir şeyi adet edinmek, birine bir şeyi alıştırmak, alıştırıp yetiştirmek, iyilik, ihsan, atıyye(hediye, lütuf), şefkat, menfaat, alışıla gelen iş, muntazam, bayram, varış yeri, klinik, hasta kabul yeri, Ad kavmi, ud, bayramlık hediye.

ADEDE:عدد

Saymak ,birini  dost sanmak zannetmek, gerekli şeyleri hazırlamak, hazır kılmak, ölünün güzel şeylerini  anmak, adedi çok olmak, sayışmak, sayım, vergi, sıra , nöbet, adet, miktar, sezon, bir şeyi hazır olup beklemek, kesilmeyen pınar vs. Suyu, bir şeyde çokluk,  zaman, mühimmat, benzer, eş

ÂHARA : اخر

Yarın, Geri bırakma, saati geri alma, iki şeyden diğeri ,öteki, benzeri, başkası,  son, uç, arkada-geri  kalmak, nihayeti bitimi, sonuncu, esmadan, yolun sonu, son durak, ahiret, ölüm sonrası, bir şeyin arkadan sonu, anayurt, yakın zaman.

AHEDE: عهد

Vasiyet  etmek, bir şeyi bildirmek, bir yerde buluşmak, vaadini yerine getirmek, birine ahit vermek, garanti vermek, antlaşmak, yemin, ferman, vasiyet, vefa ,sevgi, bilgi, Tevrat, İncil, müteahhit, ittifak,