Okuyuş

Kelimeler

MÂTE : مات)

Cansız, diri ölmek, sakin olmak, yer tenha ve evsiz barksız olmak, ölüm, hayat olmayan, yok oluş, vefat, fanilik, eceliyle tabii ölüm.

MÂTE: مات

Cansız, diri ölmek, sakin olmak, yer tenha ve evsiz barksız olmak, ölüm, hayat olmayan, yok oluş, vefat, fanilik, eceliyle tabii ölüm.

MELEKE : ملك

Malik olmak, istila etmek hükmetmek, bir şeyi birine mülk eylemek, sahip olmak, biri kendi nefsine hakim olmak, kendi kendini kontrol etmek, padişah, melik, malik, melek, melaike, meleke, kabiliyet, istidat, idare altında olan şey, imparatorluk, memleket.

MENEA :منع

Mahrum etmek, alıkoymak,  önlemek, savmak, geri durmak, korumak, savunmak, kuvvetli ve şiddetli olmak, yapmaması için mücadele etmek, bir şeyin olması imkansız olmak. çok men eden, vermeyen, nehyetme, cimri.

MERADE : مرد

Azıp hadde tecavüz etmek, parlatmak ve yumuşatmak, kesmek, isyan edip haddi aşmak, bir şeye devam edip onu huy edinmek, binayı yüksek yapmak, azgınlık , inat üzere olmak, bitki olmayan boş yer, kumluk, boyun, asi, sapkın.

MERRA : مر

Zaman vs. geçmek, gitmek, uğramak, acı olmak, acıtmak, devam etmek, ipi bükmek, bir minval üzere yürüyüp gitmek, kere, defa, zaman zaman, akıl, asalet, kuvvet, azim, şiddet, pasaport, pasaj, devamlı, bir şeyi yüklenip götürmeye güç yetmek.

MERRA: مر

Zaman vs. geçmek, gitmek, uğramak, acı olmak, acıtmak, devam etmek, ipi bükmek, bir minval üzere yürüyüp gitmek, kere, defa, zaman zaman, akıl, asalet, kuvvet, azim, şiddet, pasaport, pasaj, devamlı, bir şeyi yüklenip götürmeye güç yetmek.

MESSE : مس

Eliyle dokunmak, birine hastalık yada ihtiyarlık gelmek, birini bir şeye mecbur etmek dokundurmak, dokunan şey, masaj, hissedilebilen,

METEA: متع

Bir şey uzamak, ipin boğumu sağlam olmak, faydalandırmak, zevk aldırmak, ömrünü uzatmak, sağlam. bir şeyi iletmek, zarif güzel olmak, boşanan kadına muta vermek, her şeyi iyisi, sağlam bükülmüş ip, boşanan kadına mihri mislinin yarısından fazla verilen şey.

NÂLE : نال

İsteğine nail olmak, almak, ulaşmak vasıl olmak,  yaklaşmak, vakti gelmek, vermek, elde edilen, bağış.