Okuyuş

Kelimeler

DÂRA: دار

Bir şeyin etrafını tavaf etmek, daire şeklinde hareket etmek, dönmek, dolaşmak, birini bir işten çevirmek, alıkoymak, terk ettirmek, daire, bir şeyi ihata çepeçevre çeviren şey, halka, hezimet, mağlubiyet, felaket, konak, saray ,ev,belde, yurt, şehir.

DARARA:ضر

Zarar vermek, mecbur etmek, bir şeye icbar etmek, zorlamak, mala nefislere isabet eden noksan ve hasar, ziyan, hastalık, sıkıntı, darlık, özür, zaruret, meşakkat, zorunlu, fakirlik, hastalık, kötü durum, darlık.

DEBBE:دب

Debelenen her şeyi içine  alan bir isimdir, bütün canlılar, hayvan vs. yavaş sessiz yürümek, emeklemek, bir şeyi sirayet ettirmek, akıtmak, yüzde ilk çıkan tüy- kıl, yol, hükümdar memleketi adaletle yönetmek

DEBERA : دبر

Ölmek, peşinden gitmek, geride bırakmak, bir işin akıbetini düşünüp taşınmak, başında göremediğini sonunda görüp anlamak, hezimet, her şeyin sonu, sırt, arka, sonu, encamı, işi idare etmek, sonu düşünmek, tedbir almak

DELÂ: دلى

Kuyuya kovayı sarkıtmak, birine yumuşaklıkla nazikçe davranmak, yaklaşmak, yakın olmak, salınıp sarkmak.

DEMEA: دمع

Göz yaşı dökmek, yaş boşanmak, cerahat, kan akmak,  yağmur yağmak, kap dolmak, kabı taşıncaya kadar doldurmak.

DEMEYE: دمى

Çıbandan kan çıkarmak, kanamak fakat akmamak, yarayı kanatmak, yakın olmak, kan, kan akrabalığı, aynı kandan, kan taşı. 

DENÂ:دنا

Dünya, yaklaşmak, bir şeyi yaklaştırmak, zor dar hayat yaşamak, işlerin büyüğünü küçüğünü araştırmak, iki şey arasında aracılık yapmak, bir birine yaklaşmak, hısımlık, akrabalık, daha yakın, alem, minimum, küre, arz

DERAKE: درك

Bir şeyin vakti gelmek, yetişmek, ermek, vakti gelip kemal derecesini bulmak, anlamak, kavramak, görmek, intikamını almak, bir şeyi ihraz etmek ulaşmak, sonu gelip başına yetişmek, idrak etmek, telafi etmeye çalışmak, hata yerine doğruyu getirmek, zihin, akıl, beş duyu, alt alta tabaka.

DERARA:درر

Sıvı ,süt vs. çoğalmak ve akmak, sema harıl harıl yağmur yağdırmak, bitki iyice büyüyüp birbirine sarmaşmak, parlamak, parıl parıl olmak, at şiddetle koşmak, cömert,