Okuyuş

Kelimeler

DENÂ:دنا

Dünya, yaklaşmak, bir şeyi yaklaştırmak, zor dar hayat yaşamak, işlerin büyüğünü küçüğünü araştırmak, iki şey arasında aracılık yapmak, bir birine yaklaşmak, hısımlık, akrabalık, daha yakın, alem, minimum, küre, arz

DERAKE: درك

Bir şeyin vakti gelmek, yetişmek, ermek, vakti gelip kemal derecesini bulmak, anlamak, kavramak, görmek, intikamını almak, bir şeyi ihraz etmek ulaşmak, sonu gelip başına yetişmek, idrak etmek, telafi etmeye çalışmak, hata yerine doğruyu getirmek, zihin, akıl, beş duyu, alt alta tabaka.

DERARA:درر

Sıvı ,süt vs. çoğalmak ve akmak, sema harıl harıl yağmur yağdırmak, bitki iyice büyüyüp birbirine sarmaşmak, parlamak, parıl parıl olmak, at şiddetle koşmak, cömert,

DERAYE : درى

Bir şeyi bilmek, anlamak, aldatmak, müdara etmek, yumuşak latif davranıp şerrinde sığınmak, mekir ve hile ile aldatmak, idrak, tarak.

DÛNE:دون

Bir şeyden geriye kalan, bırakmak, düşük alçak, başka, dışında, hakir olmak, zayıf olmak, tertip etmek, hakir, hasis , değersiz.

DÛNE:دون

Bir şeyden geriye kalan,dışında,aşağıda, önünde,  bırakmak, düşük alçak, başka, dışında, hakir olmak, zayıf olmak, tertip etmek,defterleri bir araya biriktirmek, kitap yazmak,sicil defteri,mahkeme,  hakir, hasis , değersiz.

EBEDE: ابد

Bölünmeden sürüp giden zaman süresi, daima, ebediyen, her zaman, içinde sonsuz ve temelli, insanlara yabancılaşmak, vahşileşmek, kadim, ezeli.

ECELE : اجل

Bir şeyi hapsetmek men etmek, birini bir işten alıkoymak, er geç, biriktirmek, toplamak, belirli bir vakte kadar mühlet istemek, sebep, neden, …den dolayı, nedeniyle, hatırı için, ….mek için, müddet, vade, ölüm vakti, hükmedilen, kadı, ecel.   

ECERA:اجر

Kırık kemiği bağlamak, kiraya vermek, birine ücret vermek, iş sahibinin yanında işçi olmayı kabul etmek, hayır ve sadaka verip sevap beklemek, gramer.

EFEKE: افك

Görüşünden aklından vazgeçirmek, yalancı etmek, olması gereken şekilden başka bir şekle giren, yüzünü değiştiren her şey, yer kuraklıktan yarılmak, yalan söz, batmak, kavim huzursuz olup işleri kötüye gitmek, batan kaybolan, bir şey tersine dönmek, Hz. Nuh’un kavminin helak olduğu yer, estiği yönü değiştiren ve yönünden sapan rüzgar .