Okuyuş

Kelimeler

CESEME:جثب

Kımıldamamak üzere oturmak, göğsü üzere çöküp oturmak, ölene kadar hapsetmek, kabus uykuda basan ağırlık, ahmak cahil kişi, ceset, kişi şahıs,  yemek mideye ağır gelmek.

CEZÂ-CEZEYE: جزي

Yetmek, kifayet etmek, karşılığını vermek, yerini tutmak,sevap, ikap, ihtiyaç bırakmamak, mükafat vermek,ödemek, cezalandırmak,yerden alınan haraç azınlık vergisi, sıkarak alacağını istemek,  yeten ,kafi gelen.

CEZEZE:جذذ

Kırmak, kesmek, süratli gitmek, meyvesini koparmak, aralıksız,altın parçacıkları,

DÂA : داع

Birini çağırmak, bir şeyin gelmesini istemek, teşvik etmek, dua etmek, iddia etmek, binayı tamamen yıkmak, davete icabet etmek, gerektirmek, yemin , ziyafet,

DAÂ:دعا

Birini çağırmak, bir şeyin gelmesini istemek, teşvik etmek, dua etmek, iddia etmek, binayı tamamen yıkmak, davete icabet etmek, gerektirmek, yemin , ziyafet,

DAHAKE: ضحك

Gülmek, mutlu olmak, yol açık olmak, yerin bitkisi ve çiçeği çıkmak, alay etmek, acep, hayret, hurmanın tomurcuğu, gülünecek şey gülünç, komik, havuzu taşıncaya kadar doldurmak.

DALLE:ضل

Yoldan sapmak, haktan sapmak, hata etmek, zayi olmak, mahvolmak, bir şeyi yitirmek saptırmak, suyu salmak, batıl, sehven veya amden doğru yoldan çıkış, şaşkınlık, kayıp, yitik, kaybolmak.

DÂME: دام

Bir şey devamlı ve karalı olmak, hareketli şey sakin olmak durmak, bir şeyi daimi eylemek, devamlı, ısrar etmek, sebat etmek, daimi, deniz.

DÂNE: دان

Din edinmek, zelil olmak, boyun eğmek, borç vermek- almak, yol, anlayış, yaşam tarzı, Yaklaşmak, dünya, alem, minimum, arz, yaklaşan , yakın,  bedel, ceza, din, ibadet, saltanat ve idare.

DÂRA: دار

Bir şeyin etrafını tavaf etmek, daire şeklinde hareket etmek, dönmek, dolaşmak, birini bir işten çevirmek, alıkoymak, terk ettirmek, daire, bir şeyi ihata çepeçevre çeviren şey, halka, hezimet, mağlubiyet, felaket, konak, saray ,ev,belde, yurt, şehir.