Okuyuş

Kelimeler

AKABE: عقب

Ardından gelmek, yerini  almak, halef olmak, her şeyin sonu , akıbeti, topuk, ökçe. cezalandırmak, sıra ile yapmak, alıkoymak, işin sonunda pişman olmak, yaptığıyla ceza yada mükafatlandırmak. Yardımlaşmak, sonuç, karşılık, ayağın arka tarafı, takip etmek, bedel.

AKALE:عقل

Çocuk akıl baliğ olmak, idrak etmek, kendindeki hatanın hata olduğunu anlamak, akılda üstün gelmek, alıkoymak mani olmak, denizin engin yeri, akıl, kalp, diyet, sığınak, kale,  iyiyi kötüden ayırma kabiliyeti, idrak merkezi, hafıza, her şeyin en iyisi. akıl sahibi olmak, bilge olmak, anlamak, herkes için kan fiyatını ödemek, bir dağ zirvesine çıkmak, anlayış kullanmak, çekimser olmak

ALÂ: علا

Gelin, yüksek olmak, kibirlenmek, yükselmek, yukarı çıkmak, gücü yetmek, tek başına yapmak, şeref, ilave, artık, fazla, en üst makam, derece, kadri yüce, şerefli, en üstte olan, 

ALEME:علم

Bir şeye işaret koymak, nişan koymak, bilgide ilimde birinden üstün çıkmak, bilmek, hakikati idrak etmek, anlamak, tanımak, bir şeyi yakinen bilip tasdik etmek, öğrenmek, öğrenci. Talebe, bilgin, alim.Âlem, mahlukat, bitki- hayvan vs. sınıfların hepsi, yollarda dikili işaret taşları, bayrak, desen, laik, dini olmayan, mahkemede hüküm sureti.

AMÂ عمى

Buluttan yağmur dökülmek, yağmak, kalp gözü basireti kör olmak, gizli karmaşık kapalı olmak, yolunu göremeyen adam, âmâ, kör,  basiretsiz, kibir, azgınlık

ÂME : معو

Suda yüzmek, yıldızlar semada yüzmek, yıl, sene , gündüz, sene gibi daha çok sıkıntı ve kuraklığın/kıtlığın olduğu yıl için kullanılır, nehirde karşıdan karşıya geçmede kullanılan şey, şamandıra, 

AMEHE : عمه

Yolunu şaşırmak, nereye gideceğini tereddüt etmek, alametsiz, şaşırmış.

AMERA :عمر

Uzun müddet yaşamak, ömür, evi mamur etmek bina etmek, evine bağlı kalmak, Allah’a kulluk yapmak, umre, bayındır olmak harap olmamak, oruç tutup namaz kılmak, hür kadınların başına örttüğü eşarp, mescit, kilise, manastır, mimar, yapı ustası, sosyoloji, din, diş eti, millet.

AMİLE: عمل

İş işlemek, yapmak, icra etmek, tasarruf etmek, hareket etmek, şimşek devamlı çakmak, çalışmak, vali yapmak, ücretini vermek, biriyle alışveriş iş vs. yapmak, vazife, operasyon, ameliyat, amele, temsilci, vekil, zanaatkar.

ANEDE:عند

Hakkı bilerek reddedip karşı çıkmak, inat etmek,  Burada, ile,,,,,,,, noktasında, ile,. Bu sözcük, cehalet fikrini ifade eder, ister mülkiyet ya da düşünsel anlamında olsun, aynı zamanda bir rütbe ya da haysiyet ya da fikir, zaman ve yer duygusunu ifade eder. doğru yoldan çıkmak, reddetmek, sapmak, isyankar olmak, direnmek için direnmek, sınırları aşmak. Mekan ve zamaniçin zarf,nezdinde, yanında, sırasında,yan, kenar ,taraf,