Okuyuş

Kelimeler

CEALE : جعل

Allah yaratmak, yapmak ve işlemek, koymak, vaz ‘etmek, kılmak, zannetmek, değiştirmek, tayin ve tespit etmek, göndermek, söylemek, bir halden bir hale çevirmek, var etmek, bir durumdan diğer bir duruma çevrilmek.

CEDERA : جدر

Duvar, ağacın yaprakları tomurcuklanmak, bitki yeşermek, layık ve ehli kılmak, çiçek hastalığı, el çok çalışmaktan kalınlaşıp yarılmak, sur, uygun, layık, münasip, yakışır.

CEHAME : جحم

Ateşi yakmak, gözünü açmak, belertip bakmak, işten alıkoymak, vazgeçirmek, adam cimriliğinden ve hırsından yanıp daralmak, alevli ateş koru, çok şiddetli yana ateş, cehennem, harbin en kesif/ yoğun yerine denir.

CEHEDE : جهد

CEHEDE Kelimesi: Gayret etmek, hayvana takati üzerine yük yüklemek, yorulmak ve meşakkat çekmek, imtihan etmek, sınamak, isteğinde ısrar etmek, hak zahir ve bariz olmak, mümkün olmak, çalışıp çabalamak, vuruşmak, harp etmek, cihat etmek, vus’at, çaba, gayret, takat, güç, kudret,  acele etmek. Allah yolunda vuruşup dövüşmek, düşünmek, bütün gücüyle çalışmak, , uyanık olmak,

CEMEHA : جمح

At sahibine isyan etmek, sahibini alt etmek, adam heva ve hevesine uyup önlenememek, sürat etmek, koşmak, hezimete uğramak, arzusuna nail olmamak, cenkte yenilmiş asker, asi, serkeş.

CENEBE :جنب

Uzaklaştırmak,  taraf, yan, etraf, cihet.bir şeyin sağ veya sol tarafı, itmek, özlemek, meyletmek, bir şeyden uzak olmak, çekinmek, yabancı, ecnebi, boyun eğmeyen, Cünüplük, cenabet ,bir şeyin çoğu, karşılığı.

CENEDE:جند

Asker toplamak, asker, kendini bir işe vermek, Şam , humus, Filistin şehir ve kasabaları, sert yer çamura benzer taş.

CENNE: جن

Gece kararmak, kefenlemek, örtmek, kapatmak, akıl zail olmak,  saklamak, bitki uzayıp kalınlaşmak, karanlık basıp örtmek, cin, cinnet,  bir çeşit yılan, kalp, her şeyin içi, ruh, gençliğin başlangıcı, kabir, ölü, kalkan, siper, kadının baş ve yüz örtüsü, küçük bahçe,

CERAFE: جرف

Toz toprak vs.yi süpürüp götürmek,  çoğunu götürüp gitmek, helak etmek, kürek, uğursuz, obur- çok yiyen, sık ve sarmaşık ot, bolluk, yar, uçurum, sel suyunun kazdığı yer, veba, muhtaç, perişan.

CERAME: جرم

Kesmek, yününü kırkmak, kazanmak, günah işlemek, günah, hata, cürüm ve töhmet isnat etmek, suçlu. Bir şeyi kesmek, bir şey kazanmak, insanı suç işlemeye teşvik etmek, kınamak, suç / günah işlemek, itaatsizlik davranışını yapmak, açık olmak, bir şeyi tamamlamak , bir şeyi sona erdirmek ya da bitinceye kadar bir şey getirmek için [tamamlandıktan sonra].