Okuyuş

Kelimeler

AKALE : عقل

Çocuk akıl baliğ olmak, idrak etmek, kendindeki hatanın hata olduğunu anlamak, akılda üstün gelmek, alıkoymak mani olmak, denizin engin yeri, akıl, kalp, diyet, sığınak, kale,  iyiyi kötüden ayırma kabiliyeti, idrak merkezi, hafıza, her şeyin en iyisi. akıl sahibi olmak, bilge olmak, anlamak, herkes için kan fiyatını ödemek, bir dağ zirvesine çıkmak, anlayış kullanmak, çekimser olmak. .. ..

ÂME : معو

Suda yüzmek, yıldızlar semada yüzmek, yıl, sene , gündüz, sene gibi daha çok sıkıntı ve kuraklığın/kıtlığın olduğu yıl için kullanılır, nehirde karşıdan karşıya geçmede kullanılan şey, şamandıra, 

AMEHE : عمه

Yolunu şaşırmak, nereye gideceğini tereddüt etmek, alametsiz, şaşırmış.

AMERA :عمر

Uzun müddet yaşamak, ömür, evi mamur etmek bina etmek, evine bağlı kalmak, Allah’a kulluk yapmak, umre, bayındır olmak harap olmamak, oruç tutup namaz kılmak, hür kadınların başına örttüğü eşarp, mescit, kilise, manastır, mimar, yapı ustası, sosyoloji, din, diş eti, millet.

ANETE : عنت

Bir şey fasit ve berbat olmak, günah kazanmak, zina etmek, hata, hakkı kabul etmeme, meşakkat, sarılıp iyileşmiş kemiği tekrar kırmak, korku ve helakin olduğu sıkıntı, güçlük.

ARABE : عرب

Yemek yemek ,Çölde yaşayan, bedevi, fasih açık söz, açık anlaşılır,  kendini savunmak, kınama, halis, hakikat, sarahat, halis Arap, çok şiddetli akan nehir, ambülans, alış verişte kaparo, mide bozulmak,

ARABE: عرب

Yemek yemek, kendini savunmak, kınama, halis, hakikat, sarahat, halis Arap, çok şiddetli akan nehir, ambülans, alış verişte kaparo, mide bozulmak,

ARADA: عرض

Bir şeyi diğer bir şeye arz etmek, göstermek, isabet etmek, gözden geçirip haline bakmak, bir şeyden yüz çevirmek, geri dönmek, uzunluğun zıddı enine doğru genişlik, yan-kenar, bulut, bir şeye yapılan engel, arzuhal, dilekçe,  yarışmak, zahir olmak, şahsiyet, şeref, eşya , meta, mal hırsı, ganimet,

ARADA: عرض

Bir şeyi diğer bir şeye arz etmek, göstermek, isabet etmek, gözden geçirip haline bakmak, bir şeyden yüz çevirmek, geri dönmek, uzunluğun zıddı enine doğru genişlik, yan-kenar, bulut, bir şeye yapılan engel, arzuhal, dilekçe,  yarışmak, zahir olmak, şahsiyet, şeref, eşya , meta, mal hırsı, ganimet,

ARAŞE: عرش

Gölgelik yapmak, çardak kurmak, evi bina etmek, taht yapmak, meyletmek, sapmak, hayran kalmak, bir işi geciktirmek, mülk, izzet, şeref, şan, işin kıvamı, ikamet etmek.