Okuyuş

Kelimeler

DERAYE : درى

Bir şeyi bilmek, anlamak, aldatmak, müdara etmek, yumuşak latif davranıp şerrinde sığınmak, mekir ve hile ile aldatmak, idrak, tarak.

DÛNE:دون

Bir şeyden geriye kalan, bırakmak, düşük alçak, başka, dışında, hakir olmak, zayıf olmak, tertip etmek, hakir, hasis , değersiz.

DÛNE:دون

Bir şeyden geriye kalan,dışında,aşağıda, önünde,  bırakmak, düşük alçak, başka, dışında, hakir olmak, zayıf olmak, tertip etmek,defterleri bir araya biriktirmek, kitap yazmak,sicil defteri,mahkeme,  hakir, hasis , değersiz.

EBEDE: ابد

Bölünmeden sürüp giden zaman süresi, daima, ebediyen, her zaman, içinde sonsuz ve temelli, insanlara yabancılaşmak, vahşileşmek, kadim, ezeli.

ECELE : اجل

Bir şeyi hapsetmek men etmek, birini bir işten alıkoymak, er geç, biriktirmek, toplamak, belirli bir vakte kadar mühlet istemek, sebep, neden, …den dolayı, nedeniyle, hatırı için, ….mek için, müddet, vade, ölüm vakti, hükmedilen, kadı, ecel.   

ECERA:اجر

Kırık kemiği bağlamak, kiraya vermek, birine ücret vermek, iş sahibinin yanında işçi olmayı kabul etmek, hayır ve sadaka verip sevap beklemek, gramer.

EFEKE: افك

Görüşünden aklından vazgeçirmek, yalancı etmek, olması gereken şekilden başka bir şekle giren, yüzünü değiştiren her şey, yer kuraklıktan yarılmak, yalan söz, batmak, kavim huzursuz olup işleri kötüye gitmek, batan kaybolan, bir şey tersine dönmek, Hz. Nuh’un kavminin helak olduğu yer, estiği yönü değiştiren ve yönünden sapan rüzgar .

EHÂ: اخا

Kardeş edinmek, dost, yâran, arkadaş, ihvan.

EHADE:احد

Çok şeyi bir yapmak, tek olmak, yalnız olmak, bir, yegane, tek olan sayılardan ilki, biricik, benzeri olmayan, esmaül hüsnadan, biri, Pazar günü, birlik, eşsizlik, inzivaya çekilen, kötü iş, musibet.

EHARA: اخر

Yarın, Geri bırakma, saati geri alma, iki şeyden diğeri ,öteki, benzeri, başkası,  son, uç, arkada-geri  kalmak, nihayeti bitimi, sonuncu, esmadan, yolun sonu, son durak, ahiret, ölüm sonrası, bir şeyin arkadan sonu, anayurt, yakın zaman.