Okuyuş

Kelimeler

FEREKA: فرق

İki şey arasını ayırmak, aralarını fasletmek, fark, Furkan(doğruyu yanlıştan ayırma bilinci),fırka, takım, gurup, tümen, ayırma , ayrılık, parça, bölüm, sabahın ağarması,  ayrıştırma, korkmak,

FESALE:فصل

Bir şeyi kesme, ayırma, hükme bağlamak, uzaklaştırmak, iki şey arasına engel  olup fasıla vermek, kasap koyunu kesip uzuv ,uzuv ayırmak, engel, iki şey arasındaki mesafe,tafsilat,  hakim, kadı.

FESEDE: فسد

 Bir şey, fasit olmak, bozulmak, mahvolmak, kuraklık ,kıtlık, darlık, zarara götüren, zarar, ahlak bozukluğu, Düzeni bozma, karışıklık çıkarma, .fıskiye, kokuşma, ifsat eden bozan, sıla-i rahimi kesme.

FESEKA: فسق

Hak yoldan çıkmak, günah işlemek, doğru yoldan sapmak, fasık kabul etmek, isyan eden, zani, fıskiye, fare, özünden ayrılmak, taze hurmanın kabuğundan ayrılması.

FETENE:فتن

Bir şey kalbe hoş gelip şaşmak, kuyumcunun gümüş veya altını eritmesi , birini fitneye uğratmak, fitneye düşürmek, birini saptırmak, azdırmak, tecrübe etmek, sınamak, imtihan ve deneme, vesvese, alımlı, çekici, baştan çıkaran, haktan  saptıran, günah, küfür, rüsvaylık

FEZALE: فضل

Fazilette galebe gelmek, birine iyilik etmek, fazla, artık, büyük nimet, ziyade, fazlalık, hikmet, iffet, şecaat, akıl. Bir şeyde çok iyi olmak, seçmek, ayırt etmek, ayırmak, üstün olmak, çoğalmak, fazlalaşmak, kazanç/hediye, yardım/ödül/iyilik/nezaket bağışlamak.

ĞÂBE: غاب

Kaybolmak, gayb, muvakkaten yok veya uzak olmak, uzaklaşmak, gizli kalmak, bir şey diğer şey içinde kaybolmak, unutmak, yolculuk etmek, gizli olmak, ağacın kökünden yer altına nüfuz eden damarlar, kuyunun dibi, şek, şüphe, görünmeyen şey, gıyabında, gıybet etmek, görünememe, belirsiz.

ĞAFELE:غفل

Unutmaksızın ihmal etmek, sehiv ve terk etmek, gaflet etmek, bir şeyi örtmek, nişan koymamak, birine ansızın gelmek, gafletini gözetlemek, aptal, bön, çabuk aldanan, eser ve imareti olmayan yer, gafil,

ĞAFERA:غفر

Bir şeye onu kirden koruyacak elbise giydirmek, Allah günahını cürmünü örtüp affetmek, bir işi ıslah etmek, kadının baş örtüsü, miğfer, dağın tepesi, elbise pürüzü, bulutun üzerinde bulut, seciye, haslet, af ve mağfiret, çokluk, fazlalık,  esmadan, bağış,

ĞALEZA: غلظ

Yoğun olmak, kalın katı sert ve iri olmak, şiddetlenmek ve sert davranmak, kalbin katılığına dayalı. Düşmanlık, husumet, elemi şiddetli azap.