Okuyuş

Kelimeler

ĞAFERA: غفر

Bir şeye onu kirden koruyacak elbise giydirmek, Allah günahını cürmünü örtüp affetmek, bir işi ıslah etmek, kadının baş örtüsü, miğfer, dağın tepesi, elbise pürüzü, bulutun üzerinde bulut, seciye, haslet, af ve mağfiret, çokluk, fazlalık,  esmadan, bağış,

ĞAFERA: غفر

bir şeye onu kirden koruyacak elbise giydirmek, Allah günahını cürmünü örtüp affetmek, bir işi ıslah etmek, kadının baş örtüsü, miğfer, dağın tepesi, elbise pürüzü, bulutun üzerinde bulut, seciye, haslet, af ve mağfiret, çokluk, fazlalık,  esmadan, bağış,

ĞALEZA : غلظ

Yoğun olmak, kalın katı sert ve iri olmak, şiddetlenmek ve sert davranmak, kalbin katılığına dayalı. Düşmanlık, husumet, elemi şiddetli azap.

ĞALEZA: غلظ

Yoğun olmak, kalın katı sert ve iri olmak, şiddetlenmek ve sert davranmak, kalbin katılığına dayalı. Düşmanlık, husumet, elemi şiddetli azap.

ĞANÂ: غنى

Malı çok olmak, zengin olmak, bir şeyle iktifa edip başkasına muhtaç olmamak, yaşamak, dirlik sürmek, fayda vermek, zengin başkasına ihtiyacı olmayan, dostluğunda daim olan, şarkı, ehlinin ikamet edip sonra göçüp gittikleri ev.

ĞANÂ: غنى

Malı çok olmak, zengin olmak, bir şeyle iktifa edip başkasına muhtaç olmamak, yaşamak, dirlik sürmek, fayda vermek, zengin başkasına ihtiyacı olmayan, dostluğunda daim olan, şarkı, ehlinin ikamet edip sonra göçüp gittikleri ev.

ĞÂRA- ĞAVERA : غار

Göz çöküp çukurlaşmak, çukur yere gitmek, günün sıcağı şiddetli olmak, bir kavim yada asker yardım için gelmek, birine baskın yapmak, hücum etmek, mağara, toz, dağda kayadan oyma oda şeklinde yer, vahşi hayvan ini, gece baskını, bir şeyin dibi, derinlik, yere batmış su, ağız içi çok insan topluluğu.

ĞARİME : غرم

Alışverişte zarar  etmek, zimmetine edası gereken şeyi ödemek, borçlu kılmak, kefil olduğu ve garanti ettiği borcu bizzat ödemek, zarar, hasım, muhalif, zayıf, zebun,

ĞARİME : غرم

Alışverişte zarar  etmek, zimmetine edası gereken şeyi ödemek, borçlu kılmak, kefil olduğu ve garanti ettiği borcu bizzat ödemek, zarar, hasım, muhalif, zayıf, zebun,

GATAA : قطع

Kesmek, birbirinden  ayırmak, terk etmek, arkadaşlığı bırakmak, birini delil ve burhan ile susturmak ,küsmek alakasını kesmek, geceden bir kesit, son hudut, sesi kesilmiş adam, meyveyi devşirmek, sıla-i rahimi terk etmek, nehir kurumak, aralarındaki sevgi ve dostluk bağının kesildiğini gösteren nişane,