Okuyuş

YUNUS SURESİ 11. AYET

YUNUS SURESİ 11. AYET

06.01.2018

وَلَوْ يُعَجِّلُ اللّهُ لِلنَّاسِ الشَّرَّ اسْتِعْجَالَهُم بِالْخَيْرِ لَقُضِيَ إِلَيْهِمْ أَجَلُهُمْ فَنَذَرُ الَّذِينَ لاَ يَرْجُونَ لِقَاءنَا فِي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ ﴿١١

Eğer Allah insanlar için onların hayrı acele istedikleri gibi şerri  de acele isteseydi, onların ecelleri kaza olunurdu/süreleri bitirilmiş olurdu. Bizimle karşılaşmayı ummayanları bırakırız. Tuğyanlarının içinde bocalar dururlar.

Kelime Açıklamaları

ACELE : عجل

Çabuk olmak, öne geçmek, daha önce yapmak, sürat yapmak, teşvik etmek, peşin vermek, acele yapmak etmek istemek, dünya , olması yakın, tekerlek, direksiyon, seri yürüyüş, ineğin buzağısı olmak, buzağı,

ŞERRA: شر

Şerre meyletmek, kötülük yapmak, kötülüğü adet edinmek, birinde bir kusur meydana getirmek, kıvılcım, şer, kötü, fesat, hiddet, kötülük

KAZâ : قضي

Hacetini gidermek, borcunu ödemek, işi bitirmek, tamamlamak, tebliğ etmek, yerine ulaştırmak,  sağlam bir şekilde yapmak, beyan etmek, bildirmek, emretmek, kadı,  hakim, infaz etmek, ölüm, mahkeme, hüküm,

ECELEاجل

Bir şeyi hapsetmek men etmek, birini bir işten alıkoymak, er geç, biriktirmek, toplamak, belirli bir vakte kadar mühlet istemek, sebep, neden, …den dolayı, nedeniyle, hatırı için, ….mek için, müddet, süre, vade, ölüm vakti, hükmedilen, kadı, ecel.   

VEZERA : وذر

Terk etmek, kesmek. ilgilenmedi, alakayı kesti,

RACÂ: رجا

Ummak, ümit etmek, korkmak, konuşurken tutulmak, tehir etmek,  geri  bırakmak, rica, taraf, yan, dilek, niyaz.

LAKIYE: لقى

Yüzüne felç indirmek, karşı karşıya getirmek, haber iletmek, bir şeyi görüp karşılaşmak, atmak, salmak, bulmak. biriyle karşılaşıp buluşmak, sual ,soru sormak, ders vermek, bir adama kavuşup buluşmak, mülakat

TAĞA : طغى)

Haddi aşmak, azmak, çok azgınlık göstermek, su taşmak, deniz coşmak(tusunami),79/37 38,  69/11, birini zalim asi yapmak, isyana zorlamak, azgın, sapık, şeytan, Allah’tan başka tapılan her şey, her sapkınlığın başı, dağın sarp yeri, ifrata gitme

AMEHE : عمه

Yolunu şaşırmak, nereye gideceğini tereddüt etmek, alametsiz, şaşırmış.

Önceki Sonraki

Yorum Yapınız