Okuyuş

YUNUS SURESİ 12. AYET

YUNUS SURESİ 12. AYET

06.01.2018

وَإِذَا مَسَّ الإِنسَانَ الضُّرُّ دَعَانَا لِجَنبِهِ أَوْ قَاعِدًا أَوْ قَآئِمًا فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُ ضُرَّهُ مَرَّ كَأَن لَّمْ يَدْعُنَا إِلَى ضُرٍّ مَّسَّهُ كَذَلِكَ زُيِّنَ لِلْمُسْرِفِينَ مَا كَانُواْ يَعْمَلُونَ ﴿١٢

İnsana bir zarar dokunduğu zaman, yanı üzere, oturarak, ayakta bizi çağırır/dava edinir. Ne zaman ondan o zararı açtık/kaldırdık, sanki ona zarar dokunduğu zaman dua etmemiş gibi geçer gider. İşte müsriflere yapmakta oldukları şeyler güzel gösterildi.

Kelime Açıklamaları

CENEBE :جنب

Uzaklaştırmak,  taraf, yan, etraf, cihet.bir şeyin sağ veya sol tarafı, itmek, özlemek, meyletmek, bir şeyden uzak olmak, çekinmek, yabancı, ecnebi, boyun eğmeyen, Cünüplük, cenabet ,bir şeyin çoğu, karşılığı.

MERRA: مر

Zaman vs. geçmek, gitmek, uğramak, acı olmak, acıtmak, devam etmek, ipi bükmek, bir minval üzere yürüyüp gitmek, kere, defa, zaman zaman, akıl, asalet, kuvvet, azim, şiddet, pasaport, pasaj, devamlı, bir şeyi yüklenip götürmeye güç yetmek.

SERAFE : سرف

Yaprak kurdu ağacın yaprağını yemek, gaflete düşmek, aldatmak, hata etmek, yanılmak, haddi aşmak, aklı kıt kimse, şiddetli ve büyük şey, tiryakilik, sarf etmek,  harcamak, israf, müsrif, gereğinden çok harcamak/kullanmak.  

Önceki Sonraki

Yorum Yapınız