Okuyuş

TEVBE SURESİ 97.AYET

TEVBE SURESİ 97.AYET

06.11.2017

اَلْاَعْرَابُاَشَدُّ كُفْرًا وَنِفَاقًاوَاَجْدَرُ اَلَّا يَعْلَمُوا حُدُودَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ  ﴿97﴾

Araplar küfür ve nifak bakımından daha şiddetlidir. Allah’ın elçisi üzerine indirdiği şeylerin hududunu bilmemeye daha ehildirler. Allah bilendir, hükmedendir.

Kelime Açıklamaları

ARABE : عرب

Yemek yemek ,Çölde yaşayan, bedevi, fasih açık söz, açık anlaşılır,  kendini savunmak, kınama, halis, hakikat, sarahat, halis Arap, çok şiddetli akan nehir, ambülans, alış verişte kaparo, mide bozulmak,

NEFEKA : نَفَق

Harcama için gerekli azık, aile reisinin ehli eyali için bulundurması gereken yiyecek, giyecek, nafaka, NİFAK : Çift delikli hücre, köstebek yuvası (bir girişi ve çıkışı olan), iki çıkışı olan tünel, İki sayısı ile n-f-k kökü ile sıkı bir bağlantı vardır. NİFAK : NAFEGA: dostluk gösterip düşmanlığını gizleyen, içinde olanın zıddını gösteren. denenen girmek. Kafir de  nifakında küfrünü saklayıp  görünüşte imanlı görünmek, münafık bir kapıdan şer’e girerken, öbür kapıdan çıkar, tünel.

CEDERA : جدر

Duvar, ağacın yaprakları tomurcuklanmak, bitki yeşermek, layık ve ehli kılmak, çiçek hastalığı, el çok çalışmaktan kalınlaşıp yarılmak, sur, uygun, layık, münasip, yakışır.

HADEDE : حد

İki  şeyin arasına ayırıcı bir şey koyarak birbirinden ayırmak, hudut, sınır koymak, evi vs.yi diğerlerinden ayırt etmek, men etmek, vazgeçirmek, Zina ve İçkinin Haddi=  bu işi yapanları bir daha onu yapmaktan alıkoymak ve başkalarını onların yoluna girmesini engelleyen tedbir, Allah’ın belirlediği sınır ve yasaklar, kılıç, demir, bilemek, dikkatlice bakmak, izah etmek, açıklamak, karşı gelmek, isyan etmek, kapıcı, hapishane bekçisi, iki kenarlı.

HAKEME : حكم

Allahü tealanın isimlerinden , kadı , hakim olmak, hikmetli olmak, ilim,  hayır ve şerle cezalandırıcı, amir , buyuran , emir edici , buyurucu , ferman edici olan , işleyici , emreden , bir memleketi idare eden adam , hakim, yargıç, efendilik , hükümranlık , hakimiyet , egemenlik , ululuk , bir kimse kendi kavmi arasında ulu ve azim olmak, egemen , hakim , her şeyi hükmü ve kontrolü altına alan , emin kılan , koruyan , hıfzedici

Önceki Sonraki

Yorum Yapınız