Okuyuş

TEVBE SURESİ 118. AYET

TEVBE SURESİ 118. AYET

01.12.2017

 وَعَلَى الثَّلٰثَةِ الَّذينَ خُلِّفُوا حَتّٰٓى اِذَا ضَاقَتْعَلَيْهِمُ الْاَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ وَضَاقَتْ عَلَيْهِمْ اَنْفُسُهُمْ وَظَنُّٓوا اَنْ لَا مَلْجَاَ  مِنَ اللّٰهِ اِلَّٓا اِلَيْهِ ثُمَّ تَابَ عَلَيْهِمْ لِيَتُوبُوا اِنَّ اللّٰهَ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحيمُ ﴿118﴾

Geride bırakılmış üçünün üzerine de dönmüştür/ tevbe etmiştir. Arz geniş olasına rağmen onlar üzerine dar geldi. Nefisleri de onlara dar geldi. Allah’ın dışında bir melce/sığınılacak yer olmadığını bildiler. Onların dönmeleri/tevbe etmeleri için Allah onlara döndü/tevbe etti. Allah tevvab, merhamet edendir.

Kelime Açıklamaları

ZÂKA : ضاق

 Bir şey dar olmak, sıkışmak, daralmak, müsamaha göstermemek, tazyik etmek, muhasara etmek, kuşatmak,  fakirlik, şiddet, içte olan şek şüphe, elem, zor ve şiddetli iş, boğaz, dar geçit, pasaj.

RAHABE : رحب

Yer geniş olmak, geniş olmak, bol olmak, merhaba hoş geldin demek, cömert, zorluklarda kuvveti bol kişi, çok yiyen obur

ZANENE : ظن

Bir belirtiden meydana gelen şey, bu belirti güçlendikçe ilme götürür, çok fazla zayıflayınca vehime götürür, sanmak, sezmek, zan, itham etmek, töhmet, güvenilemeyen,  hayrı az kişi.

LECEE : لجء

Kale vs.ye sığınmak, güvenmek, vazgeçmek, birini bir şeye murtaz kılmak, zorlamak, birini koruyup muhafaza etmek, işini Allah’a ısmarlamak, mülteci, himaye, birine dayanmak.

Önceki Sonraki

Yorum Yapınız