Okuyuş

TEVBE SURESİ 117. AYET

TEVBE SURESİ 117. AYET

01.12.2017

 لَقَدْ تَابَ اللّٰهُ عَلَى النَّبِيِّ وَالْمُهَاجِر۪ينَ وَالْاَنْصَارِالَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ ف۪ي سَاعَةِ الْعُسْرَة مِنْ بَعْدِ مَا كَادَيَز۪يغُ قُلُوبُ فَر۪يقٍ مِنْهُمْ ثُمَّ تَابَ عَلَيْهِمْۜ اِنَّهُ بِهِمْ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌۙ ﴿117﴾

Allah nebiye, güçlük saatinde ona uyan muhacirlere ve ensara tevbe etti.  O zaman içlerinden bir kısmının kalpleri kaymaya yüz tutmuş iken yine de onlara tevbe etti. O onlara karşı rauf ve rahimdir.

Kelime Açıklamaları

HECERA : هجر

Kesmek, dostluğu ve ülfeti  kesmek, terk etmek, bir işte erken davranmak, ülkesinden ayrılmak,  göçmek, muhacir, hicret eden, misafir,  terk edip gitmek, gündüzün ortası, bir yeri süratle terk etmek.

ASERA : عسر

Zorluk, zaman zor  şiddetli olmak, borçluyu sıkıştırmak, işi güçleştirmek, bir şey güç sıkıntılı olmak, iflas etmek, zorlamak, mecbur etmek, düşünmeden konuşmak, söz çarpışık ve karışık olmak, sıkıntılı saat, her tarafa dağılmış topluluk, fakir

KÂDE- KEVEDE : كاد

Men etmek, bir işi yapayazmak, işi işlemeye yakın olmak, bir şeyi biriktirip küme yapmak, ihtiyarlıktan titrek olmak, önem vermemek, tuzak, kurnazlık, düzen, hile, kandırmak.

ZÂĞA - ZEYEĞA : زىغ

Doğruluktan sapmak, meyletmek, eğilmek, haksız söylemek, kararsız ve münharif olmak, saptırmak.

Önceki Sonraki

Yorum Yapınız