Okuyuş

TEVBE SURESİ 112. AYET

TEVBE SURESİ 112. AYET

20.11.2017

اَلتَّٓائِبُونَ الْعَابِدُونَ الْحَامِدُونَ السَّٓائِحُونَ الرَّاكِعُونَ السَّاجِدُونَ الْاٰمِرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّاهُونَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَالْحَافِظُونَ لِحُدُودِ اللّٰهِ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنينَ ﴿112﴾

Tövbe edenler, abitler, hamitlersaihler, ruku edenler, secde edenler, bilineni emredenler , belirsizlikten uzaklaştıranlar, Allah’ın hududuna muhafız olanlar, işte bu mü’minleri müjdele.

Kelime Açıklamaları

TÂBE : تاب

Hatasından Allah’a dönmek, zahir olan şeyden pişman olmak, tövbe, nedamet, pişmanlık,  günahlarında pişman olan dönen ,bir daha dönmeyeceğine kesin kara vermek ve düzeltebilecek olan hareketlerini/ amellerini dönüş yaparak düzeltmektir,  dut ağacı

ABEDE : عبد

Boyun eğmek, kulluk etmek, itaat etmek, köle olmak, bir şeye yapışıp ayrılmamak, ibadet eden kulluk eden, perestiş  tazimle  Allah’a boyun eğmek. Mabet

HAMEDE : حمد

Övmek, razı olmak, hakkını ödemek, teşekkür etmek, bir şeyi takdire layık yapmak, darılıp öfkelenmek, şükür, rıza, hoşnutluk,

SÂHA : ساح

 Su akmak, gölge bir tarafa doğru yürümek, yeryüzünde gezip yürümek, seyahat, oruca devam etmek, genişlemek, bol almak, sabah açılmak yayılmak, turist, akan, çizgili yol, mescide bağlı olmak.

RAKEA : ركع

Namaz kılmak, rükû etmek, diz çökmek, birinin başını eğdirip boyun büktürmek, derin çukur yer, namazda zammı süre okunduktan sonra elleri diz kapağına koyarak eğilmek.

SECEDE : سجد

Huşu tevazu ve tezellül ile boyun eğmek, alnını yere koymak, başını aşağı indirip eğilmek, mescit, cami, Kâbe, secde edilen her yer.

HAFEZA : حفظ

Korumak, saklamak, kaybolmaktan korumak, Kur’an’ı kerimi ezberlemek, sırrı saklamak, dikkat etmek, emanet etmek, emaneti korumak, müdür, vali, çanta, gözetleyici, koruyan.

Önceki Sonraki

Yorum Yapınız