Okuyuş

İBRAHİM SURESİ : 45. AYET

İBRAHİM SURESİ : 45. AYET

31.07.2019

وَسَكَنْتُمْ ف۪ي مَسَاكِنِ الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَتَبَيَّنَ لَكُمْ كَيْفَ فَعَلْنَا بِهِمْ وَضَرَبْنَا لَكُمُ الْاَمْثَالَ

Kendilerine zulmeden kimselerin yerlerinde oturmuştunuz, onlara nasıl yaptığımız, size belli olmuştu ve size örnekler de  anlatmıştık."

Kelime Açıklamaları

BÂNE : بان

Açık olmak, açıklamak, izah etmek, belli olmak, meydana çıkmak, güzel ve etkili söz söyleme, açık delil, ayrılmak, uzaklaşmak, muhalefet etmek, tanımak, meydana çıkmak, aşikar. Fark, vuslat, ıraklık, açık delil , hüccet. ara, araştırmak, arada, iki şey arası, fesat, düşmanlık.

SEKENE:سكن

Rüzgar dinmek, sakin olmak, mustaripken endişeliyken sakin olmak,sükunet ve kendisiyle sükunet bulunan şey, akıl,hiçbir şeye sahip olamayan yoksul, ikamet etmek, kalıp oturmak, sakin, mesken, can yoldaşı, bereket, teskin eden, miskin, fakir, menzil.

MESELE:مثل

Ayak üzerinde dikilip durmak, yerinden ayrılmak, benzemek, bir şeyi bir şeye benzetmek, nazir, denk, temsil etmek, piyer vs.yi oynamak, aktör, Bir şey kurmak, bir şeyleri taklit etmek, bir atasözü uygulamak, iyileşme, bir emre uyma, itaet etmek, yolundan gitmek, heykel, faziletli olmak, benzerlik, benzerlik veya eşdeğer olma

DARABE: ضرب

Vurmak, bir şeyi diğer bir şeye vurmak, bir kimseyi salıvermeyip tutmak, mühürlemek, şekil, çarpma, vurma, darbı mesel, anlatım, misal, gaza ticaret vs. için diyardan çıkıp gitmek, geçip gitmek, ifsat etmek, çalkanmak, eliyle işaret etmek, aralarını bozmak

Önceki Sonraki

Yorum Yapınız

Güvenli Kodu : Güvenlik Kodu