Okuyuş

YUNUS SURESİ 2. AYET

YUNUS SURESİ 2. AYET

أَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَبًا أَنْ أَوْحَيْنَا إِلَى رَجُلٍ مِّنْهُمْ أَنْ أَنذِرِ النَّاسَ وَبَشِّرِ الَّذِينَ آمَنُواْ أَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِندَ رَبِّهِمْ قَالَ الْكَافِرُونَ إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ مُّبِينٌ ﴿٢

 İçlerinden/kendilerinden bir adama, ” İnsanları inzar et ve inananlara, rableri yanında kendileri için bir kadem-i sıdk olduğunu müjdele” diye vahyetmemiz, insanlara şaşırtıcı mı/tuhaf mı geldi? Yalanlayanlar/uzaklaşanlar, “Bu açıkça bir sahirdir.” dediler.

Kelime Açıklamaları

ACEBE:عجب

Şaşmak, hayret etmek, yadırgamak, sevmek , hoşlanmak, hayran olmak, birini acayip bir şey şaşırmasına sebep olmak, hayret etmek, sebebi bilinmeyen şey, kibirlenmek ,beğenmek, imrenmek,   taaccüp,

VEHÂ: وحى

Sürat etmek, ilham etmek, işaret etmek, birine elçi göndermek, birinin anlamasını istemek, acele etmek, sormak, Allah tarafından  ilham olunan, ses, vahiy,  efendi, melik, melek, ateş. ,kalbe korku endişe düşmek, dost, muhip, seven, her şeye sevgisi çok olan,

RACELE: رجل

Ayağına isabet etmek, adam, ayak, saç dalgalı olmak, birini piyade (yaya) kılmak, kuvvetlendirmek, ayaklandırmak, mühlet tanımak, piyade, topuktan aşağı ayak. erkeklik, dayanıklı sağlam adam, kendi ayağı üzerinde durmak, hazır cevap, başına buyruk olmak, kadın erkek gibi olmak, erkekleşmek,

BEŞERA: بشر

Sevinmek, müjdelemek, müjdelemeyi istemek, beşer, insanlık, dış deri, belirti, yağmur müjdeleyen rüzgar, sevinçli haber.

KADEME: قدم

Önlerine geçmek, cüretli cesur olmak, bir işi ele almak, ayak,  öne geçmek, kıdem, kademe, mukaddime, öncü kuvvet, her şeyin evveli, kadim(eski olan), Öncü. Öne sürmek, takdim etmek, sunmak.

SADEKA: صدق

Gerçek sözlü olmak, sözünü yerine  getirmek, gerçeği söylemek, tasdik etmek, kadının mehri, sadakat, dostluk, doğruluk, hakikat, uygunluk, insanın Allah’a yaklaşmak için malından gönüllü verdiği şeye denir, bağış, kadına verilen mehir.

SEHERA: سحر

Sihir yapmak, aldatmak, hile yapmak, aklını çelmek, ifsat etmek, uzaklaşmak, bir işten men edip alıkoymak, seher vaktinde gezmek, büyü, ince ve latif şey, bozulmuş yemek,göz boyamak, her şeyin ucu, uçuk (düşünce vs.) , temcit- yineleme.  

Önceki Sonraki

Yorum Yapınız