Okuyuş

RAD SURESİ 31 AYET

RAD SURESİ 31 AYET

13.04.2019

وَلَوْ اَنَّ قُرْاٰناً سُيِّرَتْ بِهِ الْجِبَالُ اَوْ قُطِّعَتْ بِهِ الْاَرْضُ اَوْ كُلِّمَ بِهِ الْمَوْتٰىۜ بَلْ لِلّٰهِ الْاَمْرُ جَم۪يعاًۜ اَفَلَمْ يَايْـَٔسِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْ لَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ لَهَدَى النَّاسَ جَم۪يعاًۜ وَلَا يَزَالُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا تُص۪يبُهُمْ بِمَا صَنَعُوا قَارِعَةٌ اَوْ تَحُلُّ قَر۪يباً مِنْ دَارِهِمْ حَتّٰى يَأْتِيَ وَعْدُ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُخْلِفُ الْم۪يعَادَ۟ 

Eğer bu Kur’an/okuyuş kendisiyle dağların yürütüldüğü, yerin parçalandığı, ölülerin konuşturulduğu bir okuyuş olsaydı. Fakat işlerin hepsi Allah içindir. İman edenler/güven içinde olanlar ümitlerini kesmediler mi ki, Allah dilerse bütün insanlara hidayet eder. İşleye işleye sanat haline getirdikleri kötülükler yüzünden, en sonunda Allah'ın vaadi erişinceye kadar o kâfirlerin başına felâketler inmeye devam eder. Yahut yurtlarının yakınına kadar ulaşır. Şüphesiz ki Allah vaadinden dönmez

Kelime Açıklamaları

ZÂLE:زال

Gitmek, helak olmak, uzaklaşmak, yer değiştirmek, bir şeyden ayrı olmak, zail kılmak, zevalini gözetmek, zail olucu çabuk gelip geçici.

SÂRA-SEYERA:سار

Yürümek, gezmek, gitmek, söz vs. yayılmak, izlemek, uymak, söz vs.yi nakletmek, yaymak, yürütmek, seyrettirmek, sürgün etmek, hayat, davranış, durum, sünnet, otomobil, yolcu kafilesi,kervan.

GATAA :قطع

Kesmek, birbirinden  ayırmak, terk etmek, arkadaşlığı bırakmak, birini delil ve burhan ile susturmak ,küsmek alakasını kesmek, geceden bir kesit, son hudut, sesi kesilmiş adam, meyveyi devşirmek, sıla-i rahimi terk etmek, nehir kurumak, aralarındaki sevgi ve dostluk bağının kesildiğini gösteren nişane

ERAZA: ارض

Arazi, yer hoş manzaralı olmak, süslü olmak, bitkisi otu çok olmak, bir şeyi ağırlaştırmak, ıslah etmek, onarmak, bir yerde ikamet edip kalmak, ilgilenmek, dünya, yeryüzü, ağaç kurdu, ardiye,   Göğün mukabili olan cisim veya insanların üzerinde bulunduğu yer; ülke, toprak, kara parçası, arazi gibi sınırlı yerler için de kullanılır. Bir şeyin alt kısmı, nasıl ki üst tarafına sema denir. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretkenOyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak, yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer,Kalan, Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. İtaatkâr., baş dönmesi.

SÂBE:صاب

Ok hedefe isabet etmek, yağmur çok yağmak, doğru bir iş işlemek veya doğru söz  söylemek, göndermek, salmak, hatayı düzeltmek, doğruluk. yüksek yerden aşağıya doğru ağıp inmek, isabet etmek , erişmek, dokunmak, üzerine afet musibet gelmek, yağmurlu bulut, şiddetle dökülen yağmur, kötülük etmek.

YEESE:يءس

Ümit kesmek, ümitsiz olmak, anlamak, bilmek, dişinin doğurganlığının bitip kısırlaşması, kısır, buhranlı yaş devresi.

SANEA: صنع

İşlemek, güzel işlemek, iş yapmak, işinde mahir, meslek, sanat, sanatçı,  zanaat, sentetik, endüstriyel, ihsan, hayır, davet, ziyafet.üretim,  fabrika, atölye.

CEBELE:جبل

Allah mahlukatı yaratmak, bir tabiatla huyla huylandırmak, zorlamak, bağlamak, kalın ve iri olmak, dağ, insan topluluğu, dağa varmak, kuvvet, tabiat, ümmet, nesil, kurak sene, asıl, çokluk.

KARAA: قرع

Bir şeyle bir şeyi vurmak, çarpmak, tokmak veya kamçı ile vurmak, kapıyı çalmak, vurmak, yukarı çekip durdurmak, ansızın gelmek,bela, kura çekmek, seçmek, haktan imtina etmek,  yüz çevirmek,  kellik, kıyamet, musibet, bitkisiz  arazi, efendi.

HALELE:خلل

Bir şeyi delip öbür tarafına işletmek, muhtaç olmak, malı gitmek, bir şeyde gedik olmak, tahsis etmek, bir yeri yahut bir şeyi terk edip gitmek, iki şeyin arasını genişletmek, zayıflamak, düzen bozulmak, nüfuz etmek, topluluğun aralığına girmek, konmak, inmek,  buluttan yağmur çıkan yer, fesat karışmayan dostluk, ekşime, turşu, fakir.

Önceki Sonraki

Yorum Yapınız

Güvenli Kodu : Güvenlik Kodu