Okuyuş

İBRAHİM SURESİ :10. AYET

İBRAHİM SURESİ :10. AYET

19.05.2019

قَالَتْ رُسُلُهُمْ أَفِي اللَّهِ شَكٌّ فَاطِرِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۖ يَدْعُوكُمْ لِيَغْفِرَ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرَكُمْ إِلَىٰ أَجَلٍ مُسَمًّى ۚ قَالُوا إِنْ أَنْتُمْ إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا تُرِيدُونَ أَنْ تَصُدُّونَا عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ آبَاؤُنَا فَأْتُونَا بِسُلْطَانٍ مُبِينٍ

Elçileri de “Göklerin ve yerin yaratıcısı olan Allah hakkında şüphe mi olur?” demişlerdi. O, günahlarınızı örtmek ve o belirlenmiş bir süreye kadar tehir edip yaşatmak için sizi çağırıyor.” Onlar ise “Siz de tıpkı bizim gibi bir insansınız, aslında atalarımızın kulluk ettiği şeyden bizi çevirmek istiyorsunuz, o halde bize boyun eğdirecek açık bir sultan ile gelin” demişlerdi

Kelime Açıklamaları

ZENEBE: ذنب

Bir şeyin kuyruğundan tutmak, birinin ardına düşüp izinden ayrılmayarak gitmek, günah işlemek, günahkar olmak, cezalandırmak, insanın zararı kendisine dokunan günah, hata, yol almak, yolun sonuna varmak, ayak takımı düşük insanlar.

BEŞERA : بشر

Sevinmek, müjdelemek, müjdelemeyi istemek, beşer, insanlık, dış deri, belirti, yağmur müjdeleyen rüzgar, sevinçli haber

DAÂ:دعا

Birini çağırmak, bir şeyin gelmesini istemek, teşvik etmek, dua etmek, iddia etmek, binayı tamamen yıkmak, davete icabet etmek, gerektirmek, yemin , ziyafet,

ĞAFERA:غفر

Bir şeye onu kirden koruyacak elbise giydirmek, Allah günahını cürmünü örtüp affetmek, bir işi ıslah etmek, kadının baş örtüsü, miğfer, dağın tepesi, elbise pürüzü, bulutun üzerinde bulut, seciye, haslet, af ve mağfiret, çokluk, fazlalık,  esmadan, bağış,

SEMÂ:سما

Bir şey yükselmek, uzamak, isim koymak, yarışmak, birbirleriyle yarışmak, ün, isim, şöhret, yüksek ali makam, sema, gök, yukarı, yörünge, tavan. alamet, nişan, yücelikle tastif etme. yüce, yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, isim, sıfat, nitelik;  bulut, yüksekte olan her şey, yağmur, atın sırtı

EHARA: اخر

Yarın, Geri bırakma, saati geri alma, iki şeyden diğeri ,öteki, benzeri, başkası,  son, uç, arkada-geri  kalmak, nihayeti bitimi, erteleme, sonradan gelmek, sonuncu, esmadan, yolun sonu, son durak, ahiret, ölüm sonrası, bir şeyin arkadan sonu, veresiye ile satmak, anayurt, yakın zaman.

FETARA:فطر

Bir şeyi yarmak, bir şeyi ilk defa icat etmek, Allah c.c. alemi yaratmak, oruçlu oruç açmak, iftar vaktine girmek, bir şey yarılmak, çatlamak, mantar, sadaka, yaradılış, huy, tabiat, din, millet

Önceki Sonraki

Yorum Yapınız

Güvenli Kodu : Güvenlik Kodu