Okuyuş

TEVBE SURESİ 69. AYET

TEVBE SURESİ 69. AYET

25.09.2017

كَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ كَانُٓوا اَشَدَّمِنْكُمْ قُوَّةً وَاَكْثَرَ اَمْوَالًا وَاَوْلَادًاۜ فَاسْتَمْتَعُوا بِخَلَاقِهِمْ فَاسْتَمْتَعْتُمْ بِخَلَاقِكُمْ كَمَا اسْتَمْتَعَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ بِخَلَاقِهِمْ وَخُضْتُمْ كَالَّذ۪ي خَاضُواۜ اُو۬لٰٓئِكَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ ﴿69﴾

Ey münafıklar, siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz. Onlar kuvvetçe sizden daha zorlu, mal ve çocuklar bakımından daha zengindiler. Onlar kendi nasipleriyle zevk sürdüler. Tıpkı sizden öncekilerin kendi nasipleriyle zevklendikleri gibi, siz de kendi payınıza düşenle zevk sürdünüz. Tıpkı onların zevke dalıp gittiği gibi, siz de zevke dalıp gittiniz. İşte böylelerinin amelleri dünyada da ahirette de boşa çıkmıştır. Asıl ziyana uğrayanlar da onlardır.

Kelime Açıklamaları

ŞEDDE: شد

Bağlamak, bir şeyi muhkem sağlam bağlamak, kuvvetlendirmek, şiddetli olmak, harfi şeddeli olmak, kemale erme, kuvvet, şiddet, sertlik, güç, sağlam, kudreti büyük

KAVİYE: قوى

Kavi, güçlü kuvvetli olmak, gücü yetmek, muhtaç, fakir olmak, kuvvetlendirmek, takviye etmek, aç, açlık, alıcı, alan, yağmuru az sene, kıraç, çöl yer, cesaret, şiddet, zor.

METEA: متع

Bir şey uzamak, ipin boğumu sağlam olmak, faydalandırmak, zevk aldırmak, ömrünü uzatmak, sağlam. bir şeyi iletmek, zarif güzel olmak, boşanan kadına muta vermek, her şeyi iyisi, sağlam bükülmüş ip, boşanan kadına mihri mislinin yarısından fazla verilen şey.

HALEKA: خلق

Oranlamak ölçmek, doğru dürüst planlama ,bir şeyi herhangi bir örneği olmadan yaratmak, düzeltmek, bir şeyden bir şeyi meydana getirmek, yumuşak olmak, yalçın kaya ve dağ, mahlukat, insanlara güzel muamele edip iyi geçinmek, ahlak, fıtrat,

HÂZA: خاض

Suya girmek, harbe cesaretlenip atılmak, söze dalmak,  ırmakta geçit yeri olan sığ yer, inci tanesi. uya dalmak,

HABETA: حبط

Boşa olmak, fasit olmak, heder olmak, çok veya lüzumsuz yemekten karnı şişmek, ameli batıl boş olmak, kuyunun suyu çekilip kurumak, yüz çevirmek

HASERA: خسر

Alış verişte aldanmak, helak olmak, sapıtmak, eksik yapmak, zayi etmek, helak etmek, iyilikten uzaklaştırmak, kesat ve zarara uğramak.

Önceki Sonraki

Yorum Yapınız