Okuyuş

TEVBE SURESİ 122. AYET

TEVBE SURESİ 122. AYET

10.12.2017

وَمَا كَانَ الْمُؤْمِنُونَ لِيَنْفِرُوا كَافَّةً ۚ فَلَوْلَا نَفَرَ مِنْ كُلِّ فِرْقَةٍ مِنْهُمْ طَائِفَةٌ لِيَتَفَقَّهُوا فِي الدِّينِ وَلِيُنْذِرُوا قَوْمَهُمْ إِذَا رَجَعُوا إِلَيْهِمْ لَعَلَّهُمْ يَحْذَرُونَ ﴿122﴾

Müminlerin topyekûn/hep birden yola çıkmaları/sefer etmeleri olmaz. Onların her bir fırkasından bir taife/topluluk, dinde tefekkuh etsin ve kendilerine dönünce hazer etsin diye kavimlerini inzar için nefer olsunlar.

Kelime Açıklamaları

NEFERA : نفر

Bir şeyden usandıktan rahatsız olduktan sonra başka yere kaçmak, bir şeyden korkup kaçmak, tiksinmek, nefret etmek, yüz çevirmek, insanlar bir iş için birden gitmek, hacılar Mina’dan Mekke’ye akın etmek- dağılmak, bir şeye doğru sürat etmek, üstün gelmek, düşmanlaşmak, fıskiye, parti, cemaat, soğutmak.

KEFEFE : كفف

Birini bir işten alıkoymak, men etmek, bir işten vazgeçmek geri  durmak, top yekün,  kör olmak, âma olmak, toplayıp biriktirmek, halka avuç açarak istemek(dilenmek), el, avuç, nimet, elbiseye kenar geçirmek, hepsi, tamamı, hep, insanlar bir şeye bakmak, için etrafına halkalanmak.

FEKAHE : فقه

Birine ilimde galebe etmek, fakih olmak, anlayışlı, şeriat ilmini bilir olmak, bir şeyi gereğince anlamak, öğretmek, bildirmek, fıkıh tahsil etmek, anlayış, zeka, mütehassıs.

DÂNE : دان

Din edinmek, zelil olmak, boyun eğmek, borç vermek- almak, yol, anlayış, yaşam tarzı, Yaklaşmak, dünya, alem, minimum, arz, yaklaşan , yakın,  bedel, ceza, din, ibadet, saltanat ve idare.

NEZERA : نذر

Bir şeyi üzerine gerekli kılmak, adamak, adanmak, bir şeyi bilip sakınmak, ihtiyatlı davranmak, korkutmak, sakındırmak, dikkat çekip bildirmek, nezredilen.

HAZERA : حذر

Korkmak, sakınmak, uyanık olmak, dikkatli olmak, tehlikeyi haber vermek, çok sakınan, çok kaçınan, ihtiyat, felaket, harp, cenk.

Önceki Sonraki

Yorum Yapınız