Okuyuş

NAHL SURESİ: .110. AYET

NAHL SURESİ: .110. AYET

02.03.2020

ثُمَّ اِنَّ رَبَّكَ لِلَّذ۪ينَ هَاجَرُوا مِنْ بَعْدِ مَا فُتِنُوا ثُمَّ جَاهَدُوا وَصَبَرُٓواۙ اِنَّ رَبَّكَ مِنْ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ۟

Sonra Rabbin, şunların şu işkenceye uğratıldıktan sonra göç eden, sonra savaşan ve sabredenlerin yanındadır. Elbette bundan sonra Rabbin bağışlayan, esirgeyendir.

Kelime Açıklamaları

CEHEDE : جهد

 Gayret etmek, hayvana takati üzerine yük yüklemek, yorulmak ve meşakkat çekmek, imtihan etmek, sınamak, isteğinde ısrar etmek, hak zahir ve bariz olmak, mümkün olmak, çalışıp çabalamak, vuruşmak, harp etmek, cihat etmek, vus’at, çaba, gayret, takat, güç, kudret,  acele etmek. Allah yolunda vuruşup dövüşmek, düşünmek, bütün gücüyle çalışmak, , uyanık olmak,

HECERA : هجر

Kesmek, dostluğu ve ülfeti  kesmek, terk etmek, bir işte erken davranmak, ülkesinden ayrılmak,  göçmek, muhacir, hicret eden, misafir,  terk edip gitmek, gündüzün ortası, bir yeri süratle terk etmek.

FETENE:فتن

Bir şey kalbe hoş gelip şaşmak, kuyumcunun gümüş veya altını eritmesi , birini fitneye uğratmak, fitneye düşürmek, birini saptırmak, azdırmak, tecrübe etmek, sınamak, imtihan ve deneme, vesvese, alımlı, çekici, baştan çıkaran, haktan  saptıran, günah, küfür, rüsvaylık

SABERA:صبر

Birini bir şeyden alıkoymak, sabretmek, dayanmak, kefil olmak, kefil  vermek, tahammül etmek, dağın tepesine çıkıp oturmak, ağzına kadar doldurmak, biriktirmek, beklemek, toplamak, ölçüsüz tartısız mahsul yığını, kavmin reisi

Önceki Sonraki

Yorum Yapınız

Güvenli Kodu : Güvenlik Kodu